
Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla İğneada-Kıyıköy hattında kurulması planlanan nükleer santral projesine karşı imza kampanyası başlattı. Saraçlar Caddesi’nde açılan stantta vatandaşlar projeye ilişkin bilgilendirilirken, Trakya’nın doğal varlıklarının korunması amacıyla destek imzaları toplandı.
Kampanyanın açılışında konuşan Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ayten Eren, amaçlarının yalnızca bir enerji projesine karşı çıkmak olmadığını, doğayı, halk sağlığını ve gelecek kuşakların yaşam hakkını savunmak olduğunu söyledi.
İğneada’nın Avrupa’nın en önemli longoz ormanlarına, zengin biyolojik çeşitliliğe ve önemli su kaynaklarına ev sahipliği yaptığını belirten Eren, “Bu bölge yalnızca Kırklareli’nin değil, tüm Trakya’nın ortak doğal mirasıdır. İğneada’da kurulması planlanan nükleer santral yalnızca bulunduğu alanı değil, tarım toprakları, su kaynakları ve gıda üretimiyle milyonlarca insanın yaşamını etkileyen tüm Trakya’yı ilgilendirmektedir” dedi.
Nükleer enerji üretimi sırasında ortaya çıkan radyoaktif atıkların binlerce yıl güvenli biçimde saklanması gerektiğine dikkat çeken Eren, olası bir kazanın etkilerinin hava, su ve toprak yoluyla geniş alanlara yayılabileceğini ifade etti. Çernobil felaketinin etkilerinin aradan geçen onlarca yıla rağmen sürdüğünü hatırlatan Eren, iklim krizinin etkilerinin arttığı günümüzde su kaynaklarının korunmasının her zamankinden daha önemli hale geldiğini vurguladı.
Enerji üretimine karşı olmadıklarını dile getiren Eren, güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Eren, “İğneada Nükleer Santrali projesine karşı olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz. Tüm bilimsel raporların ve karar süreçlerinin kamuoyuna açık ve şeffaf yürütülmesini, bölge halkının karar süreçlerine etkin katılımının sağlanmasını ve longoz ormanlarının, su kaynaklarının, tarım alanlarının korunmasını talep ediyoruz” diye konuştu.
Konuşmanın ardından katılımcılar “Yaşama evet, temiz ve güvenli enerjiye evet, nükleere hayır” sloganları eşliğinde fotoğraf çektirirken, kampanya kapsamında hazırlanan dilekçelere imza attı.
İmza kampanyasına destek veren makine mühendisi Ersal Arslan ise İğneada Longoz Ormanları’nın yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın önemli doğal değerlerinden biri olduğunu belirtti. Longozların gelecek kuşaklara aktarılması gereken eşsiz bir miras olduğunu ifade eden Arslan, nükleer enerjiye ilişkin atık sorununun halen tam anlamıyla çözülemediğini söyledi.
Sürecin kamuoyuna kapalı şekilde yürütüldüğünü savunan Arslan, “Öncelikle bu süreçlerin açık ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerekiyor. Halkın ne olup bittiğini bilmesi gerekir. Şeffaf olmayan bir süreç bile tek başına kaygı verici bir durumdur” dedi.
Türkiye’nin güneş ve rüzgâr enerjisi potansiyelinin henüz tam anlamıyla değerlendirilmediğini ifade eden Arslan, enerji politikalarının ekolojik temelde planlanması gerektiğini belirterek, “Bugün artık anahtar kelime ekolojidir. İnsanla birlikte tüm canlı ve cansız varlıkları dikkate alan bir anlayışla hareket edilmelidir. Enerji üretimi doğayı tahrip etmeden, çevresel değerleri koruyarak gerçekleştirilmelidir” şeklinde konuştu.
Nükleer teknolojinin tamamen reddedilmediğini ancak kullanım amacının önemli olduğunu vurgulayan Arslan, enerji üretiminde kullanılan nükleer santrallerin atık yönetimi ve güvenlik gibi çözüm bekleyen sorunları bulunduğunu, bu nedenle yenilenebilir enerji kaynaklarına öncelik verilmesi gerektiğini kaydetti.
Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği tarafından başlatılan imza kampanyasının önümüzdeki süreçte de devam edeceği bildirildi. Dernek yetkilileri, tüm Edirnelileri ve Trakya halkını kampanyaya destek vermeye davet etti.
Mert Hamarat





