Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin Sarayiçi'ndeki mevcut er meydanının yeni bir alana taşınacağı yönündeki açıklamalar kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, Sanat Tarihçisi Prof. Dr. Engin Beksaç'tan dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Beksaç, yıllardır gündemde olan taşınma kararını desteklediğini belirterek, mevcut alanın tarihi ve manevi değerleri nedeniyle güreş organizasyonları için uygun olmadığını söyledi.
Edirne Milletvekili Fatma Aksal'ın, bu yıl düzenlenen 665. Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin Sarayiçi'ndeki mevcut alanda gerçekleştirilen son organizasyon olduğunu ve Setboyu mevkisinde yeni bir er meydanı yapılacağını açıklamasını değerlendiren Beksaç, bu kararın geç kalmış ancak doğru bir adım olduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Beksaç, Sarayiçi'nin yalnızca bir güreş alanı olmadığını, Osmanlı sarayının hasbahçesiyle bağlantılı önemli bir tarihi dokuya sahip olduğunu belirterek, bölgenin geçmişinin çok daha hassas değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
2008 yılında Edirne Sarayı kazılarında görev aldığını ve bölgeyi çok iyi bildiğini ifade eden Beksaç, er meydanının bulunduğu alanın altında Balkan Savaşı sırasında hayatını kaybeden çok sayıda askerin ve sivilin defnedildiğini dile getirdi.
Beksaç, "Burası uzun yıllardır Edirne'nin kangren haline gelmiş meselelerinden biri. O bölgenin tarihi dokusunu ve arkeolojik yapısını çok iyi biliyorum. Altında Balkan Savaşı'nda yaşamını yitiren insanların bulunduğu bir alanın bugün şenlik ve güreş meydanı olarak kullanılması doğru değildir. Bu sadece tarih açısından değil, ahlaki açıdan da uygun değildir. Şehitlerimizin hatırasına saygı gösterilmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Sarayiçi'nin tarihi kimliğiyle korunması gerektiğini vurgulayan Beksaç, alanın gerçek değerini yansıtacak şekilde düzenlenmesinin Edirne'nin kültürel mirasına önemli katkı sağlayacağını söyledi.
"YENİ ER MEYDANI EDİRNE'YE KAZANDIRILMALI"
Yeni er meydanının Sarayiçi'ne yakın bir noktada inşa edilmesinin en doğru çözüm olacağını belirten Beksaç, böylece hem Kırkpınar geleneğinin yaşatılacağını hem de tarihi alanın korunacağını ifade etti.
Beksaç, "Kırkpınar elbette Edirne'nin en önemli kültürel değerlerinden biri. Ancak tarihi miras ile yaşayan kültür dengeli şekilde korunmalıdır. Güreşler modern şartlara uygun yeni bir alanda yapılırken Sarayiçi de gerçek tarihi kimliğiyle gelecek kuşaklara aktarılmalıdır." dedi.
"KIRKPINAR'IN GERÇEK YERİ BURASI"
Kırkpınar'ın tarihine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Beksaç, güreşlerin ilk düzenlendiği yerin bugünkü Türkiye sınırları içinde bulunmadığını söyledi.
"Kırkpınar'ın gerçek yapıldığı yer bugün Yunanistan sınırları içerisinde kalıyor." diyen Beksaç, güreşlerin tarih boyunca farklı bölgelerde gerçekleştirildiğini, Cumhuriyet'in ilanından sonra ise Edirne'de yeniden canlandırılarak bugünkü kimliğine kavuştuğunu ifade etti.
Kırkpınar'ın tarihsel serüvenine ilişkin hâlâ araştırılması gereken birçok konu bulunduğunu belirten Beksaç, bu geleneğin zaman içinde farklı anlamlar ve kimlikler kazandığını dile getirdi.
Beksaç, Edirne'nin kültürel geçmişinin yalnızca yağlı güreşlerden ibaret olmadığını belirterek, Osmanlı öncesine kadar uzanan at yarışları geleneğinin de kentin önemli değerlerinden biri olduğunu söyledi.
Eskiden düğünlerde ve büyük törenlerde at yarışlarının düzenlendiğini anlatan Beksaç, bu kültürel mirasın zamanla unutulduğunu, bugün ise yalnızca Kırkpınar geleneğinin öne çıktığını ifade etti.
Er meydanının taşınmasına yönelik kamuoyunda oluşan tepkileri de değerlendiren Beksaç, Edirne'de hemen her konuda farklı görüşlerin ortaya çıktığını söyledi.
"Bu şehirde hangi projeyi yaparsanız yapın mutlaka karşı çıkanlar olacaktır." diyen Beksaç, "Önemli olan doğru olanı yapmaktır. Tarihi mirasın korunması konusunda kararlı davranılmalıdır. Bugün eleştirenler, yarın yapılan düzenlemenin ne kadar doğru olduğunu görecektir. Sarayiçi'nin gerçek kimliğine kavuşması hem tarihimize hem de şehitlerimize duyulan saygının bir gereğidir." ifadelerini kullandı.
Mert Hamarat





