Edirne’de 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri için hazırlıklar sürerken, er meydanının yüzyıllardır değişmeyen sesi olan davul ve zurnalar da yerini almaya hazırlanıyor. Kırkpınar coşkusunun en önemli simgelerinden biri olan davul-zurna geleneği, bu yıl da hem ustaların hem de genç nesillerin nefesiyle yankılanacak.

Kırkpınar Davul-Zurna Ekibi Şefi Fahrettin Zurnacı, hayatını adadığı meslekte 70 yılı aşkın süredir bu geleneğin içinde olduğunu belirterek, ailesinden gelen müzik mirasını sürdürmenin gururunu yaşadığını söyledi.

İki yaşından itibaren davul-zurna kültürünün içinde olduğunu ifade eden Zurnacı, "Dedelerimle, amcalarımla, büyük üstatlarla, yöre müzisyenleriyle bu sahada güreş çaldım. Bu bizim için sadece bir meslek değil, bir yaşam biçimi. Kırkpınar’ın sesi olmak büyük bir sorumluluk" dedi.

"KIRKPINAR VE EDİRNE’Yİ EN İYİ ŞEKİLDE TEMSİL EDECEĞİZ"

Yıllardır Kırkpınar geleneğini farklı platformlarda temsil ettiğini anlatan Zurnacı, davul-zurna kültürünü yurt dışında da tanıtma fırsatı bulduğunu belirtti.

Zurnacı, "Bu yağlı güreşlerle İngiltere’ye, Rusya’ya, İsviçre’ye gittim. Başpehlivanlarla birlikte birçok organizasyonda yer aldım. Halk oyunlarıyla da Dubai, İtalya, Polonya ve Macaristan gibi ülkelere gittim. Gittiğimiz her yerde Edirne’mizi ve kültürümüzü tanıttık" şeklinde konuştu.

SICAK HAVA EKİBİ ZORLAYACAK

HAYVAN HAKLARI SAVUNUCULARINDAN BARINAK TEPKİSİ
HAYVAN HAKLARI SAVUNUCULARINDAN BARINAK TEPKİSİ
İçeriği Görüntüle

Kırkpınar haftasında etkili olması beklenen sıcak havaların hem pehlivanları hem de davul-zurna ekiplerini zorlayabileceğini söyleyen Zurnacı, çalışma düzenini hava şartlarına göre ayarlayacaklarını kaydetti.

Zurnacı, "Normal şartlarda daha kalabalık şekilde çalıyoruz. Ancak sıcaklıklar yüksek olursa ekipleri bölerek posta posta çalışacağız. Gerekirse üç grup halinde dönüşümlü devam edeceğiz. Önemli olan hem geleneği yaşatmak hem de arkadaşlarımızın sağlığını korumak" diye belirtti.

Yaklaşık 40 kişilik bir ekip olduklarını belirten Zurnacı, sıcak havanın kendilerini zorladığını ancak Kırkpınar sevgisinin bu zorlukları aşmalarını sağladığını söyledi.

"DAVUL-ZURNA SESİYLE KIRKPINAR’IN GELDİĞİ ANLAŞILIRDI"

Geçmişte Kırkpınar öncesi gerçekleştirilen esnaf ziyaretlerinin önemli bir gelenek olduğunu anlatan Fahrettin Zurnacı, davul-zurnanın şehirde ayrı bir heyecan oluşturduğunu söyledi.

Zurnacı, "Eskiden dedelerimizle birlikte çarşıyı, esnafı dolaşırdık. Davul-zurna sesiyle Kırkpınar’ın geldiği belli olurdu. Vatandaşlar bu sesi duyunca güreş heyecanını yaşamaya başlardı. Bu geleneği yaşatmaya devam etmek istiyoruz" dedi.

"HER YİĞİDİN GÖNLÜNDE BİR ASLAN YATAR"

Bu yılki Kırkpınar başpehlivan favorisi sorulan Zurnacı, birçok başarılı güreşçinin bulunduğunu belirterek, "Hepsi birbirinden değerli genç pehlivanlar. Her yiğidin gönlünde bir aslan yatar. Geçen yıl derece alan pehlivanlar var, İzmitli, Antalyalı ve yeni yetişen başpehlivanlar arasında önemli isimler bulunuyor" ifadelerini kullandı.

Fahrettin Zurnacı’nın 13 yaşındaki torunu Nefes Altuğ ise aile geleneğini sürdüren genç isimlerden biri olarak Kırkpınar heyecanını yaşıyor.

Konservatuvar öğrencisi olduğunu belirten Altuğ, müziğe ailesinden etkilenerek başladığını söyledi.Altuğ, "Ailem müzisyen olduğu için ben de onlardan özenerek müziğe başladım. Normalde klarnet çalıyorum. Konservatuvarda okuyorum. Bugün burada hem öğreniyorum hem de bu geleneğin içinde yer alıyorum" dedi.

Kırkpınar’da ilk kez bu heyecanı yaşadığını belirten Altuğ, "Biraz heyecanlıyım ama zamanla alışacağım. Dedemden öğrendiğim bu geleneği devam ettirmek güzel bir duygu" diye konuştu.

Fahrettin Zurnacı’nın ailesinde 4 kuşaktır devam eden davul-zurna geleneği, 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde bir kez daha er meydanına ruh veren seslerden biri olacağı ifade edildi.

Mert Hamarat