Araştırmacı yazar Ender Bilar, Edirne’nin ve Türkiye’nin en köklü kültürel miraslarından biri olan Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin Sarayiçi Er Meydanı’ndan taşınması yönünde son dönemde yeniden dile getirilen görüşlere sert eleştiriler yöneltti. Bilar, Kırkpınar’ın yalnızca bir spor organizasyonu olarak değerlendirilmesinin, bu asırlık geleneğin tarihsel ve kültürel derinliğini yok saymak anlamına geldiğini vurguladı.
Kırkpınar’ın 1361 yılında, Edirne’nin fethi sırasında şehit düşen 40 yiğidin anısına başlatılan bir gelenek olduğunu hatırlatan Bilar, bu kültürel mirasın yüzyıllar boyunca aynı ritüellerle ve aynı inanç kodlarıyla günümüze ulaştığını söyledi. Kurtuluş Savaşı sonrasında sınırların değişmesiyle Kırkpınar’ın 1924 yılında Sarayiçi Er Meydanı’na taşındığını ve burada resmileştiğini belirten Bilar, “2026 yılı itibarıyla Sarayiçi’nde 102 yıllık kesintisiz bir tarihsel süreklilikten söz ediyoruz” dedi.

“KIRKPINAR, UNESCO’YA MEKÂNIYLA GİRDİ”
Ender Bilar, Kırkpınar Yağlı Güreş Festivali’nin 16 Kasım 2010’da UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’ne alınmasının temel gerekçesinin; yalnızca güreşlerin kendisi değil, aynı mekânda, aynı ritüellerle ve kuşaktan kuşağa aktarılarak sürdürülmesi olduğunu vurguladı.
“UNESCO, yaşayan mirası değerlendirirken mekânsal hafızayı esas alır” diyen Bilar, Sarayiçi’nin bu bağlamda sıradan bir alan değil; Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan kutsal ve simgesel bir hafıza mekânı olduğuna dikkat çekti. Sarayiçi’nin geçmişte Hasbahçe olarak anıldığını, padişahların halkla buluştuğu, güreş ve okçuluk gibi etkinliklerin yapıldığı bir alan olduğunu hatırlattı.
ŞEHİTLİK, RİTÜEL VE MEKÂNSAL KUTSİYET
Sarayiçi’nin aynı zamanda Balkan Savaşları ve işgaller döneminde şehitlik alanı hâline geldiğini belirten Bilar, güreşlerin bu alanda yapılmasının tesadüf olmadığını söyledi. Pehlivanların er meydanına salavatlarla çıkmasının, karşıda yer alan şehitliğe dualar edilmesinin, güreşlerin dini ve kültürel ritüellerle iç içe geçmiş yapısının bir parçası olduğunu ifade etti.
“Kırkpınar’da yapılan her peşrev, her salavat, her dua; sadece bir spor müsabakası değil, şehitlere verilen tarihsel bir selamdır” diyen Bilar, bu bağlamda Er Meydanı’nın taşınmasının geleneğin ruhunu zedeleyeceğini savundu.
“TAŞINMA, UNESCO STATÜSÜNÜ RİSKE ATAR”
Ender Bilar, Er Meydanı’nın Sarayiçi’nden çıkarılmasının UNESCO statüsünü tartışmalı hâle getirebileceğini belirterek, dünyadaki benzer örneklere dikkat çekti. Liverpool’un, mekânsal bütünlüğünü kaybettiği gerekçesiyle UNESCO Dünya Mirası Listesi’nden çıkarıldığını hatırlatan Bilar, Selimiye Camii restorasyon sürecinde yaşanan tartışmaların da Edirne açısından önemli bir uyarı niteliği taşıdığını söyledi.
“Bir kültürel mirası yaşatan unsur yalnızca etkinlik değildir; o etkinliğin yapıldığı tarihsel çevredir” diyen Bilar, Kırkpınar’ın Sarayiçi’nden koparılmasının onu sıradan bir güreş organizasyonuna dönüştüreceğini ifade etti.
Mert Hamarat
