KANTİNCİLERİN UMUDU YOK!

Edirne Kantin İşletmecileri Esnaf Derneği Başkanı Harun Özen, Koronavirüs salgını döneminde yaşadıkları sıkıntılar ile bu süreci atlatabilmek adına devletten beklentileri hakkında yaptığı basın açıklamasında, okul kantin işletmelerinin 13 Mart'tan bugüne kadar kapalı kaldığını hatırlatarak, esnaf ve sanatkâr camiasında en ağır darbeyi alan kitlenin Okul kantinleri olduğunu dile getirdi. Özen kantin işletmecilerinin umudunun kalmadığını belirterek, “1 Mart'ta okulların açılmasıyla ilgili okul kantincilerinin hangisine sorarsanız sorun içlerinde bir sevinç ve heyecan göremezsiniz. 9 Ekim -13 Kasım tarihleri arasında kantinlerimizi açtığımızda yetersiz ciroları gördüğü için esnafımızın, şuan okulların açılmasından herhangi bir beklentileri ve umutları yok.” ifadelerini kullandı.

KANTİNCİLERİN UMUDU YOK!

Edirne Kantin İşletmecileri Esnaf Derneği Başkanı Harun Özen, Koronavirüs salgını döneminde yaşadıkları sıkıntılar ile bu süreci atlatabilmek adına devletten beklentileri hakkında yaptığı basın açıklamasında, okul kantin işletmelerinin 13 Mart'tan bugüne kadar kapalı kaldığını hatırlatarak, esnaf ve sanatkâr camiasında en ağır darbeyi alan kitlenin Okul kantinleri olduğunu dile getirdi. Özen kantin işletmecilerinin umudunun kalmadığını belirterek, “1 Mart'ta okulların açılmasıyla ilgili okul kantincilerinin hangisine sorarsanız sorun içlerinde bir sevinç ve heyecan göremezsiniz. 9 Ekim -13 Kasım tarihleri arasında kantinlerimizi açtığımızda yetersiz ciroları gördüğü için esnafımızın, şuan okulların açılmasından herhangi bir beklentileri ve umutları yok.” ifadelerini kullandı.

Emre SEDEF
Emre SEDEF
17 Şubat 2021 Çarşamba 06:56
KANTİNCİLERİN UMUDU YOK!

Korona virüs salgını nedeniyle eğitim ve öğretime ara verildiği için 13 Mart'tan itibaren kapatılan kantinlerin yaklaşık 1 yıldır kapalı olması, kantin işletmecilerinin umutlarının kalmamasına neden oldu. Maddi olarak oldukça fazla zorlandıklarını belirten Edirne Kantin İşletmecileri Esnaf Derneği Başkanı Harun Özen, işletme sahiplerine hibe desteği sağlanması ve Bağ-Kur primlerinin devlet tarafından karşılanması gibi birçok destek yapılması gerektiğini belirtti.

“BİRÇOK İŞLETMECİ ELİNDE KALAN ÜRÜNLERİ İMHA ETMEK ZORUNDA KALDI”

Kantinler kapatılınca içerideki ürünlerin birçoğunun raflarda kaldığını ifade eden Harun Özen şöyle devam etti: "Okulların açılacağı ümidiyle kantin işletmecilerimiz birçok malını iade etmedi. Çünkü verilen takvimlerde okulların önce Nisan ayı sonunda açılması hedefleniyordu. Nisan ayı sonunda açılamadı. 31 Ağustos'a açılacağı açıklandı ancak 21 Eylül'e ertelendi, derken süreç 13 Ekim'e kadar uzadı. Sonrasında 13 Ekim ile Kasım ayı arasında 20 günlük seyreltilmiş eğitim modeli ile okullarımız açıldı. Ancak devam zorunluluğu olmadığı için öğrenciler okula gelmedi. Birçok işletmeci elinde kalan bu ürünleri imha etmek zorunda kaldı. Çünkü son kullanma tarihi geçtiği için firmalara iade şansı da olmadı, işletmecilerimiz zarara uğradı. Okul kantinleri 13 Mart'ta aniden kapatılınca devletimiz o süreçte Nisan, Mayıs aylarında hazine destekli Halk Bankası Kredisi açtı. Bu Krediden 25.000 TL nakit, 25.000 TL kart olmak üzere üyelerimiz yararlandı. Tabii okullar açılmayınca üyelerimiz kredi taksitlerini de ödeyemediler. Şu anda birçoğunun sicili bozulmuş durumda. Son Cumhurbaşkanımızın açıkladığı 1 Ocak'tan 30 Haziran'a kredi ertelemesinin de bizim üyelerimize hiçbir faydası olmadı. Çünkü normal süreçte haziranda okullar kapanıyor. Keşke üyelerimiz bu krediyi kullanmasaydı diyoruz. Çünkü kullandıkları krediyi hiç kullanamadan faiziyle geri ödemek zorunda kaldılar. Birçoğunun ek borcu oldu. Tabii bu süreçte vergi mükellefiyetleri açık kaldı, Bağ-kur primleri, vergileri borçları ve muhasebe ücretleri birikti. Bu insanlar da yaşıyor sonuçta çocukları var, evleri var, geçindirmek zorunda oldukları aileleri var. Şuan da kredi de kullanamıyorlar."

“KANTİNCİLERİN UMUDU KALMADI”

Milli Eğitim Bakanlığınca seyreltilmiş eğitim modeliyle 1 Mart'ta okulların açılmasının kantincileri mutlu etmeyeceğini söyleyen Harun Özen, "1 Mart'ta okulların açılmasıyla ilgili okul kantincilerinin hangisine sorarsanız sorun içlerinde bir sevinç ve heyecan göremezsiniz. Çünkü bunun bir deneyimini biz 19 Ekim ile 13 Kasım arasında açıldığında gözlemledik. Zaten şu anda da gerek Sağlık Bakanlığı gerek Milli Eğitim Bakanımızın basına yansıyan demeçlerinden okulların yine kademeli ve seyreltilmiş eğitim modelinde açılması planlanıyor. Bu bağlamda son sınıflar düzeyinde açıldığı zaman, öğrencilerin devam zorunluluğu olmadığı için okula zaten gelmiyorlar. Gelenlerin de pandemi sürecinden dolayı kantinlerle irtibatları olmuyor. 19 Ekim -13 Kasım tarihleri arasında kantinlerimizi açtığımızda yetersiz ciroları gördüğü için esnafımızın, şuan okulların açılmasından herhangi bir beklentileri ve umutları yok. Bizim dernek olarak öngörümüz ve umudumuz aşılama işleminin ülkemizde tamamlanması , en azından yüzde 60 yüzde 70 oranında yapılıp toplum bağışıklığının kazanılması ve Eylül ayında tüm kademelerde sorunsuz, maskesiz, mesafesiz kantinlerimizin açılıp rahat bir nefes almalarıdır." dedi.

“AŞILAMADA ÖNCELİK TANINMALI”

Koronavirüs nedeniyle yapılan aşılama sürecinde öğretmelerle birlikte kantincilere de öncelik tanınması gerektiğini belirten Harun Özen, "Okul kantincileri sonuçta öğrencilerle en çok temas eden, birebir temas eden kişiler. Yani istemeseniz de el teması veya bir ürünle ilgili temasta bulunan insanlar onları da öğretmenlerle eş zamanlı olarak aşılamada öncelik hakkı verilmesi gerekiyor." şeklinde konuştu.

“ESNAF DESTEK PAKETİ HAYAL KIRIKLIĞI VE UMUTSUZLUK YARATTI”

Açıklanan destek paketlerinin esnafı hayal kırıklığına uğrattığını ve esnafın devletten beklediği desteklere değinen Harun Özen, "Sürecin bu kadar uzayacağını kimse hayal etmiyordu. Cumhurbaşkanının talimatıyla bir esnaf destek paketi daha açıklandı. Esnaf Destek paketi iki kademede birincisi 3 ay süresince 1000 TL ve 500 TL de kira desteği olarak açıklandı. Şu an sadece 1000 TL ödendiğini biliyoruz. Esnaf destek paketi bizde hayal kırıklığı ve umutsuzluk yarattı. Tabii ki devletimiz sağolsun gücü ölçüsünde yapabileceği belki bu kadar, ancak beklentimizi karşılamadı. Bizim beklediğimiz, hiç çalışmayan meslek kolları, az çalışan meslek kolları ve tam çalışan meslek kolları arasında bir sektör analizinin yapılması." ifadelerini kullandı.

“HİBE VE DESTEK SAĞLANMALIDIR”

Kantinciler gibi zor durumda kalan esnaflara hibe ve destek sağlanması gerektiğini vurgulayan Harun Özen, "Dünya Sağlık Örgütünün bu salgını pandemi olarak ilan etmesiyle birlikte Esnafın mağduriyetinin öne çıktığını kanunlarla onaylamış durumda, bu bağlamda devletimiz kendi imkanları ölçüsünde destek sağlamaya çalışıyor. Sektör analizi yapılarak gerçekten çok ağır darbe alan meslek kollarının tespit edilerek onlara pozitif ayrımcılığın yapılmasının uygun olacağı, normalleşme süreci başlasa bile okul kantinleri seyreltilmiş eğitim modelinde Eylül ayına kadar gelir elde etmeleri söz konusu olamayacaktır. Pandeminin başladığı sürecin 13 Mart 2020 ile 1 Eylül 2021'e kadar , yani 18 aylık zaman dilimi düşünülürse hakikaten pandeminin bir numaralı mağduru, okul kantin işletmecileridir. Devletimiz gerçekten mağdur olan depremzedelere ve selzedelere verdiği hibe desteğini okul kantin İşletmeleri ve benzeri meslek dallarına da sağlaması gerekir." dedi. 

“BAĞ-KUR PRİMLERİ DEVLET TARAFINDAN KARŞILANMALI”

Kantin işletmecilerinin Bağ-Kur primlerinin devlet tarafından karşılanması gerektiğini söyleyen Özen, “Kantin işletmeci esnafımızın başka bir geliri yok, evine gittiği zaman çocuklarının yüzüne bakacak hali yok. Eline bir poşeti alıp ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma düşmüş, Psikolojileri bozulmuş bu insanlar kısa çalışma ödeneği kapsamına alınmamıştır. Ticaret Bakanlığımızın verdiği 1000.TL desteğe bizler 55 lira daha ekleyerek, bağ kur primi olarak geri ödememiz gerekiyor. En azından Bağ kur primlerimizi devlet karşılayabilir. Yine yaşanan bir sıkıntı ve talebimizde şu; şimdi bakıyoruz devlet iş yerlerinizi bu süreçte kapatın dedi, diğer taraftan vergi mükellefiyetimiz devam ediyor. Maliye Bakanlığı her ay kapalı bir iş yerine beyanname istiyor. Bizler boş beyanname verdiğimiz için 65 lira damga vergisi tahakkuk ediliyor. Muhasebeci boş da olsa beyanname verilip, hizmet gerçekleştirdiğinden dolayı 150-200 TL muhasebe ücreti tahsil ediyor. Maliye Bakanlığımız bir genelge ile pandemi döneminde kapalı olup gelir elde etmeyen iş yerlerinin pandemi sonuna kadar beyanname verme yükümlülüğünü ortadan kaldırabilir. Bunlar küçük ama hakikaten insanların devlete olan güvenini ve inancını artıracaktır. Çünkü para kadar psikolojisi bozulmuş esnafımıza umut da lazım. Esnafımız devletten uzanacak yardım elini görmek istiyor.” ifadelerini kullandı.

Kerem Filiz

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.