Son yıllarda Türkiye, tarihinin en zor ekonomik dönemlerinden birini yaşıyor. Hayat pahalılığı, enflasyon, gelir adaletsizliği gibi sorunlar, toplumun her kesimini etkilediği gibi, özellikle genç kuşağın geleceğe dair umutlarını da ciddi şekilde zedeliyor. 2026 yılına girdiğimiz bu günlerde, bir gencin en temel ihtiyaçlarını karşılamak anlamında bile yaşadığı zorluklar, önceki kuşakların deneyimiyle kıyaslandığında oldukça üzücü bir tablo çiziyor.

Bugünkü ekonomik şartlar altında, gençlerimizin kadın-erkek demeden ortak sıkıntısı, artan yaşam maliyetleri karşısında alım güçlerinin her geçen gün azalması. Aylık maaşları, onları geçindirecek kadar bile yeterli olmaktan uzakken, ev sahibi olabilmek ya da bir araç alabilmek neredeyse hayal haline gelmiş durumda.

Çoğu genç, çalıştıkları yerlerdeki düşük maaşlarla ev geçindirmek, kira, faturalar ve günlük ihtiyaçlarını karşılamakla uğraşıyor. Öyle ki, birçok genç, birikim yapmak ya da geleceği için tasarruf etmek bir yana, sadece ayakta kalmak ve geçimlerini sağlamak üzere yoğun bir çaba içinde.

Çalışıp kredi çekerek bir ev ya da araç sahibi olabilen önceki kuşakların aksine, bu nesil için benzer bir yaşam standardı neredeyse ulaşılmaz hale geldi. Özellikle büyük şehirlerde, kira bedelleri o denli yükseldi ki, gençler çoğunlukla ailelerinin yanında kalmayı tercih ediyor. Bu da beraberinde sosyo-kültürel bir değişim getiriyor; gençler evlenmeyi düşünmekten korkuyor, çünkü bunun getireceği maddi yükümlülükler oldukça korkutucu.

--------------

GENÇLER EVLENEMİYOR

Ülkemizde evlenme oranlarının düşmesi, bunun ne kadar ciddi bir sorun haline geldiğinin de açık bir göstergesi. Gençler, hayatlarının en önemli evlilik kararını, ekonomik belirsizlikler nedeniyle ertelemek zorunda kalıyorlar.

Birçok genç, bu çıkmazdan kurtulmak için yurt dışına gitme düşüncesi taşıyor. Gelişmiş ülkelerde daha iyi yaşam şartlarının, daha yüksek maaşların ve kariyer fırsatlarının olduğunu düşündüklerinde, kendi ülkelerine duydukları umut iyiden iyiye sönüyor. Ülkesinde bir gelecek kurmanın yanı sıra, potansiyellerini gerçekleştirmek için başka ülkelere yönelmeleri, aslında ülkemizin geleceği açısından oldukça kaygı verici bir durumdur.

---------------

BU TOPLUMSAL BİR SORUNDUR

Kısaca: Gençlerimizin yaşadığı ekonomik zorluklar, yalnızca bireysel bir sorun değil, toplumsal bir çürümenin de habercisidir. Eğer gelecekte daha adil bir ekonomik düzen ve gençler için sürdürülebilir bir yaşam alanı yaratılmazsa, bu durumu değiştirmek mümkün olmayacak. Gençlerimizin umutlarını yeniden yeşertmek, geleceğe dair umut dolu bir perspektif sunmak zorundayız.

Unutmayalım ki, geleceğimiz gençlerimizin elindedir; onların hayalleri ve beklentileri, ülkemizin geleceği için oldukça kritik bir öneme sahiptir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.