Roman vatandaşların eğitim, istihdam ve barınma sorunlarına dikkat çekmek ve ayrımcılıkla mücadele amacı taşıyan bu özel gün, her yıl çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Ancak Edirne’den gelen bir değerlendirme, konunun yalnızca sembolik düzeyde kaldığına işaret ediyor.
Edirne Kent Konseyi Roman Çalışma Grubu Başkanı Turan Şallı, “Roman kültürü” kavramının içinin boşaltıldığını savunarak, bunun aslında derin bir sosyolojik sorunu yansıttığını dile getirdi. Şallı’ya göre Roman kültürü çoğu zaman yalnızca müzikle özdeşleştiriliyor; oysa gerçek tablo, yoksulluk ve sosyal dışlanmışlıkla şekillenen ağır yaşam koşullarını içeriyor.
Şallı, özellikle Avrupa Birliği süreciyle gündeme gelen “Roman kültürü” söyleminin, sahadaki sorunları çözmekten uzak kaldığını belirtti. Roman açılımı ile başlatılan sürecin de çoğu zaman seçim dönemlerinde hatırlandığını ifade eden Şallı, Roman vatandaşların yaşadığı sosyal içerme sorunlarının yeterince tartışılmadığını kaydetti.
Şallı açıklamasında, milyonlarca Roman vatandaşın hala yoksulluk döngüsü içinde yaşam mücadelesi verdiği, sosyal yardımlara bağımlı hale geldiği ve hukuk sistemiyle sıkça karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. Şallı, 8 Nisan’ın ise bu sorunların derinlemesine ele alınması gereken bir gün olması gerekirken, çoğu zaman sembolik düzeyde kaldığı ifade etti.
Şallı, “Romanların adı var, kendisi yok” diyerek, görünürlük sorununa da işaret etti. Roman vatandaşların toplumun her alanında daha aktif ve eşit şekilde yer alması gerektiğini belirten Şallı, hedefin yardım bekleyen değil, kendi emeğiyle onurlu bir yaşam süren bireyler yetiştirmek olması gerektiğini söyledi.
Edirne’den yükselen bu çağrı, Dünya Romanlar Günü vesilesiyle Roman vatandaşların karşı karşıya olduğu yapısal sorunların yeniden gündeme taşınması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.
Haber Merkezi





