Bugün Yunanistan sınırları içerisinde yer alan, Yanya ile Preveze arasındaki tarihî Çamerya bölgesi, İkinci Dünya Savaşı'nın son dönemlerinde büyük bir insanlık dramına sahne oldu. 1944 yılında Yunan General Napoleon Zervas komutasındaki birliklerin düzenlediği operasyonlar sonucunda binlerce sivil yaşamını yitirirken, on binlerce Çamerya Arnavutu evlerini terk ederek Arnavutluk'a sığınmak zorunda kaldı.
Trakya Üniversitesi Balkan Araştırma Enstitüsü Öğretim Görevlisi Dr. Meral Jahjai, 27 Haziran "Çamerya Arnavutlarına Yönelik Katliam ve Sistematik Soykırımı Anma Günü" dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, yaşanan trajedinin unutulmaması gerektiğini vurguladı.
Jahjai, Çamerya meselesinin köklerinin 1913 Londra Büyükelçiler Konferansı sonrasında şekillendiğini, ancak 1944-1945 yıllarının sürecin en yıkıcı dönemi olduğunu belirtti.
27 Haziran 1944'te başlayan saldırılar sırasında binlerce sivilin yaşamını yitirdiğini ifade eden Jahjai, yaşananların yalnızca tarihî bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
“Çamerya meselesi, yalnızca geçmişe ait bir acı değil; evrensel adalet, insan onuru ve kolektif hafızanın korunması adına güncelliğini koruyan hukuki ve ahlaki bir çağrıdır.” diyen Jahjai, akademik çalışmaların bu hafızanın yaşatılması açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.
DEMOGRAFİK YAPIYI DEĞİŞTİREN BÜYÜK GÖÇ
Tarihçiler tarafından etnik temizlik olarak nitelendirilen süreç, yalnızca can kayıplarına değil, bölgenin demografik yapısının köklü biçimde değişmesine de neden oldu. Yüzyıllardır Çamerya'da yaşayan Müslüman Arnavut nüfusun büyük bölümü göçe zorlandı ve geride bıraktıkları kültürel miras zaman içerisinde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.
Bugün Arnavutluk'ta ve dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan Çamerya kökenli aileler, yaşananların uluslararası platformlarda daha fazla tanınması ve tarihî gerçeklerin gün yüzüne çıkarılması için çalışmalarını sürdürüyor.
AKADEMİK ÇALIŞMALARLA HAFIZA TAZE TUTULUYOR
Arnavutluk Parlamentosu'nun 1994 yılında 27 Haziran'ı "Çamerya Arnavutlarına Karşı Soykırım Günü" ilan ettiğini hatırlatan Jahjai, Balkan Araştırma Enstitüsü bünyesinde yürütülen bilimsel araştırmaların da bu trajedinin unutulmaması adına önemli katkılar sunduğunu ifade etti.
Balkanların suskun bırakılmış acılarından biri olarak görülen Çamerya meselesi, yalnızca bölgesel bir tarih tartışması değil; insan hakları, kolektif hafıza ve evrensel adalet arayışının da önemli başlıklarından biri olmaya devam ediyor.
Bülent Sarıçiçek






