Son yıllarda, ülkemizdeki ekonomik tablo giderek daha karamsar bir hal alıyor. Artan maliyetler, yüksek enflasyon ve krediye erişim sorunları, sadece büyük sanayicileri değil, özellikle küçük esnafı da büyük zorluklarla baş başa bırakıyor. Bu darboğaz, şehirlerin altyapısında ve sosyal dokusunda derin yaralar açarken, ekonomimizin temel dinamiklerini tehdit eder hale geldi.
------------
KÜÇÜK ESNAFLARIN İFLASI ÖNLENMELİ
Küçük esnaflar, bir zamanlar toplumun belkemiğini oluşturuyordu. Ancak bugün, onların yaşadığı zorluklar izlemeye doyamayacağımız bir drama dönüşmüş durumda. Şirketlerin esnafların ve bireylerin borç ödeme kapasiteleri sürekli düşerken, karşılıksız çekler ve senetler gibi olumsuz göstergeler de artmaktan geri kalmıyor.
İcra ve iflaslar, son yıllarda tavan yapmış durumda. Ülkede 30 milyon kişi icralık muhtarlıklar dahi borç bildirim evrakları ile dolu Bu durum, yalnızca mali istikrarı tehdit etmekle kalmayıp, sosyal huzuru da derinden etkiliyor.
------------
BEKLENTİLER OLUMLU DEĞİL
Yeniden değerlendirilmesi gereken bir başka önemli nokta ise, bu sorunun zamanlamasıdır. 2026 yılından önemli bir iyileşme beklenmemesi, tüm bu sorunların köklü bir yapısal kriz haline dönüşeceği endişesini doğuruyor. Eğer derhal etkili tedbirler alınmazsa, küçük esnafın yanı sıra bireylerin de ekonomik geleceği karanlık bir belirsizlik içine girebilir.
Küçük esnafın yaşadığı bu zorluklar, sadece ticari bir sorun değildir; bu aynı zamanda toplumsal bir çatlak, bir kimlik sorunudur. Dükkanları kapanan, geçim kaynağı elinden alınan insanlar, bu kayıpların getirdiği psikolojik yükü taşırken aynı zamanda aile bütçelerini de zor duruma sokmakta. Bu, sadece bireyleri değil, toplumu da etkilemektedir.
Ekonomik sıkıntılar, sosyal sorunları doğurmakta, bu sorunlar ise geniş bir kitleyi derinden sarmaktadır.
Bu sorunların çözümü nedir? Devletin, küçük esnafı destekleyici politikalar geliştirmesi, kredi mekanizmalarını kolaylaştırması ve mali destek sağlama yollarını artırması gerekir. Bunun yanında, esnafların güçlenmesi için uzun vadeli planlama ve stratejiler geliştirilmeli; işletmelerin dijitalleşmesi ve sürdürülebilir uygulamalara yönelmesi teşvik edilmelidir.
-----------------
KÜÇÜK ESNAFLAR TOPLUMUN DİNAMİKLERİDİR
Küçük esnaf, yalnızca bir iş yerinden ibaret değildir; onlar aynı zamanda toplumun dinamikleridir. Bu nedenle, ekonomik iyileşme adına atılacak her adım, hem bireysel hem de toplumsal açıdan büyük önem taşımaktadır. Eğer bu konuda ortak bir bilinç ve iş birliği oluşturabilirsek, belki de karanlık günlerin ardından aydınlık bir geleceğe adım atabiliriz.
Ülkemizde herkesin ekonomik sorunun çözümüne katkıda bulunması gerektiği gerçeğiyle hareket etmemiz durumunda, belki de birlikte bu zorlukların üstesinden gelebiliriz. Ama unutulmamalıdır ki, eğer önlem almazsak, bugünkü sıkıntılı günler bitmeden daha da derinleşebilir.
