AÇIKLAMA:Yeni kitabım ‘ESKİMEYEN MEKTUPLAR’ yapıtım için sayın Ahmet GÜNBAŞ’ın yorumu için candan teşekkür eder,

Saygılarımı sunarım…TEŞEKKÜRLER

---------------

Yaşanmışlık denen şey insani özü en derin biçimde karşılıyorsa bellekte er geç bir yer edinir kendine ve kolay kolay eskimez. Mektuplar da öyle!.. Necdet Tezcan'ın şiirle karışık son kitabı Eskimeyen Mektupları okurken bunları düşündüm uzun uzun.

Tezcan, kitabını üç bölümden oluşturmuş: 1. Eski Ama Eskimeyen Mektuplar, 2. Dost İmzalar/Normal Seyrinde, 3. Kendi Şiirlerimden...

Bir yerde düzyazıyla karşılayıp şiirle uğurlamayı amaçlamış okuru.

İlk bölümde, yazara gönderilen 22 mektup içinde tanıdık isimler göze çarpıyor. Örneğin: Behçet Necatigil, Bülent Güldal,

Şinasi Özdenoğlu, Oktay Yivli, Veysel Çolak ve Kemal Bayrakçı gibi!. Özellikle şiir türüne içtenlikle yaklaşan Necatigil'in iki mektubu dikkatimi çekti. Öyle sanırım, 70'li yıllarda şiir savunusu olarak kayda geçen şu tümceler değerinden bir şey yitirmiş değil hala:

"Sen katlanmalara bak! Hayat bizi, hacimleri daraltmaya zorluyor. Dağınıklık, disiplinsizliktir, kargaşadır. Yani demek istiyorum ki: Şiir yoğunlaştırmadır, biçim titizliğidir. Eski şairler (Yunus, Nedim, Yahya Kemal, Haşim v.b.) bunu biliyorlardı. Selamlar, sevgiler. / Behçet Necatigil, 7 Aralık 1976 (s:12)

Yakın zamanda aramızdan ayrılan şiirdeğer kardeşim Bülent Güldal da abi-kardeş ekseninde özenle şunları eklemiş 22 Ekim 1994 tarihli mektubuna:

"Sevgili ağabeyim daha güzeli, daha çoğalmayı, daha şiiri bulacağını inanıyorum. Şairin işidir çünkü bu. Yazdıkça çoğalıyoruz. Yazmayınca, yazamayınca kısır bir dut ağacı, susuz bir kuyu, yağmursuz gökyüzüyüz. Çok şeyler yazdığına, yazacağına inanıyorum.

İnsanımızın çağla tadına gereksinimi var. Çağla tadını duyumsayan, duyumsatan insanlara da.

Kutlarım tekrar, esen kal." (s:16)

Dost İmzalar ve Normal Seyrinde başlıklarından oluşan bölüm ise, Necdet Tezcan dostlarının, yazarın edebi kişiliği ile yapıtlarına düşülen notları kapsadığı gibi, dostluğun ve çevresel ilişkilerin sıcaklığını da taşır. Bunlar arasında Mahmut Makal'ın Tezcan'ı, köy öğretmeni kimliğiyle öne çıkarması oldukça önemlidir:

"N. Tezcan Trakyalı, Vize'lidir. 1960 Çanakkale Öğretmen Okulu çıkışlıdır. Arkadaşlarıyla sloganı şudur: 'Tümümüz yoksul ailelerin çocuklarıyız, bayrağımızın dalgalandığı her yerde, çalışırız.' Kırklareli'nin beş sınıfı birden okutan tek öğretmeni olmuştur. Yolu-beli, bakkalı-manavı olmayan bir köy... Arada ilçeye iner. Ekmek, gaz-tuz alıp köyüne döner. " (s:40-41)

Son bölümde, Tezcan, sanki öğretmeni Makal'ı doğrularcasına kırsal yalnızlığını güzellemeye çalışır. Üstlendiği işin bilincinde olup kendisiyle barışık ve dengelidir daima:

"Yaban gülleri başka açar bizim dağlarda

Anadolu kokar uçurumda açsa bile

Öteki renkleri soldurur bizimkiler

Güzelin en güzelini açan orkideler" (s:80)

Kızı Özlem Tezcan Dertsiz'in dizeleri ise birebir tanıklıkla anlatır bu memnuniyeti:

"Babam dize dokurdu, ben sarılırdım

Balkan soğuğunda şiirle ısınırdık

İki oda bir kitaplık evimiz

Besbelli Necatigil'den kiralık" (s:82)

Eskimeyen Mektuplar'ın ışığını paylaşmak dileğiyle...

Eskimeyen Mektuplar - Necdet Tezcan, Baygenç Yayıncılık, 1.basım,Ağustos 2026

(A. GÜNBAŞ)