Nüfusları gittikçe azalan adeta terk edilmiş yerler görüntüsü hala köylerimize gittiğimde ilk aklıma gelen özlem duyduğum köy okulları oluyor.

Bugün çoğu yıkılmış bazıları harabe halindeki okul sıralarında bir dönem köylere ayrı bir güzellik katan öğrencilerimiz vatan sevgisiyle donatılmış idealist öğretmenlerimiz tarafından geleceğe hazırlanıyorlardı.

Siyah önlüklü beyaz yakalı öğrencilerin bazıları lastik ayakkabıları yırtık çorapları ile eğitim yuvalarına severek gidiyordu. Okullarda yakıt ihtiyacı karşılanmadığı zamanlarda öğrenciler ellerine tutuşturulan sobalarında yakılacak odunlarla okula giderdi,

Siyah tahtalarda yazılanlar bazen bezden yapılan veya, tavşan bacaklarından yapılmış silgilerle silinirdi. Okul sıraları yeterli olmasa da birden fazla öğrenci aynı sırada öğretmenlerini can kulağı ile izlerdi. Köy okullarının en güze yanı ulusal bayram günleri olurdu. Bayram öncesi okul gelin gibi süslenerek bayrama hazırlanırdı. Bayram sabahı düzenlenen törene veliler de katılardı. Öğrenicileri ile birlikte istiklal marşında saygı duruşunda bulunurdu . Öğretmenin konuşmasında ve öğrenicilerin şiirlerinde milli duygular cumhuriyetin erdemleri hatırlatılırdı. Milli bayram etkinlikleri ile velilerin de milli hisleri tazelenirdi.

Eğitimde başarılı ülkelerde gelecek kadroların yetiştirildiği eğitin her görevin üzerinde tutulur. Bizde ise bakıyoruz her eğitim bakanı kendine göre kitap ve program uygulamış. Bugüne kadar yapılanlar bunu gösteriyor. Yaz boz tahtasına dönen milli eğitimle başarının yakalanmasını zor olacağı ortada. Paralı eğitim ile devlet kurumlarındaki eğitim ikilemi ile bu başarı nasıl yakalanacak. Ne acıdır ki köylerimize ayrı bir güzellik ve renk katan okullarımız köylerimize çok görüldü. Devletin başka alanlarda cömertçe harcamaları köy okulları için yok sayıldı. Buna sebep olanların köyleri ne hale getirdiklerini görmelerini isterim.

Çok yazık oldu…