Yalova’da Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğü binasında meydana gelen silahlı saldırı, hukuk camiasını yasa boğdu. Edinilen bilgilere göre, H.H. (57) isimli şahıs, icra dosyası bulunduğu iddiasıyla kuruma gelerek SGK avukatı Zekeriya Polat (31) ile görüşmek istedi. Görüşme sırasında taraflar arasında çıkan tartışma kısa sürede büyüdü. H.H., yanında taşıdığı tabancayla avukat Polat’a ateş açtı. Ağır yaralanan Polat, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı ancak tüm çabalara rağmen hayatını kaybetti.
Genç yaşta yaşamını yitiren avukat Zekeriya Polat’ın ölümü, barolar ve hukuk örgütleri tarafından sert tepkiyle karşılandı. Edirne Barosu’nda düzenlenen basın açıklamasında konuşan Baro Başkanı Gökhan Karakoç, yaşanan cinayetin münferit bir olay olmadığını vurgulayarak, “Bu bir meslek meselesi değil, hukukun yaşama ve hayatta kalma mücadelesidir” dedi.
Karakoç, son yıllarda avukatlara yönelik şiddetin sistematik biçimde arttığına dikkat çekerek, adliye koridorlarında yumruklanan, bürolarında silahla vurulan, haciz mahallerinde öldürülen avukatların artık acı bir istatistik haline geldiğini söyledi. “Avukatlar tehdit ediliyor, darp ediliyor, susturulmak isteniyor. Çoğu zaman ise yetkililer sadece seyretmekle yetiniyor” şeklinde konuştu.
Avrupa Konseyi tarafından kabul edilen avukatlık mesleğinin korunmasına ilişkin sözleşmeye özel bir parantez açan Karakoç, bu sözleşmenin avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle saldırıya uğramasını açık bir insan hakları ihlali olarak tanımlayan ilk bağlayıcı uluslararası metin olduğunu hatırlattı. Sözleşmenin 12 Mart 2025’te kabul edildiğini, Mayıs 2025’te imzaya açıldığını belirten Karakoç, Türkiye’nin henüz taraf olmamasını eleştirdi.
“Avukatını korumayan bir devlet, adil yargılamayı da koruyamaz” diyen Karakoç, savunma makamının yargının üç sac ayağından biri olduğunu ve bu ayağın zayıflatılmasının adalet sistemini felç edeceğini dile getirdi. Sözleşmenin taraf devletlere, avukatları koruma, saldırıları etkin biçimde soruşturma ve barolar üzerindeki baskılardan kaçınma yükümlülüğü getirdiğini vurguladı.
Türkiye’nin sözleşmeye taraf olmamasının, savunma hakkının geri plana itildiğinin açık göstergesi olduğunu ifade eden Karakoç, “Biz ayrıcalık talep etmiyoruz. Görevimizi yaparken ölmek istemiyoruz. Avukatın sesinin kesildiği yerde adalet dilsiz ve sessiz kalır” dedi.
Edirne Barosu açıklamasında, yaşanan cinayetin sıradan bir adli olay olarak geçiştirilemeyeceği belirtilerek, Zekeriya Polat cinayetinin ve savunma mesleğine yönelik tüm saldırıların sonuna kadar takipçisi olunacağı kaydedildi. Açıklamada, faillerin en ağır cezayı alması için hukuki mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği bildirdi.
Baro Başkanı Karakoç, hayatını kaybeden Av. Zekeriya Polat’a Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve tüm hukuk camiasına başsağlığı dileyerek, “Savunmanın onurunu ve meslektaşlarımızın yaşam hakkını koruma mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.
Mert Hamarat
