Vatandaş Gazetesi-1
Eksik KIRLANGIÇ VE
B Ü Y A M İ N DURALİ
Ozan dost BÜNYAMİN Duralı ile DAMLA dergisini çıkardığımız seksen sonrası yıllarda tanışmıştık. O yıllarda buralarlıydı. Ve Damla’ya önemli destek ve ürünleriyle katkıları olmuştu.
Ayrıca yine o yıllarda açtığımız şiir sergilerinde beş kişiden biri olarak yerini almıştı.
Daha sonra çıkardığımız ortak şiir kitabında yine beş kişiden biriydi. Zaten o incecik ortak kitabın adı Beşpınar’dı.
kendisi köken olarak ve yanlış anımsamıyorsam Pınarhisar’lı. Yine Pınarhisarlı olan Alaaddin Soykan’ı da aramıza katmıştı.
Daha önceleri Uluğ Turanlıoğlu Hocamızın çıkardığı derginin devamıydı bu. İki yıl kadar yaşayan aylık derginin bu denli yaşayabilmesinde sorumluluğu yüklenen S.Eryaşar’ı da anmadan olmaz.
Durali daha sonraları bir göçmen kuş gibi uçtu gitti buralardan. Böyle iletişimiz biraz gevşedi. Beni ve onu tanıyan bir arkadaşım Muammer Bey sayesinde, uzaktan kumandalı olarak yeniden ilişki kurduk. Ben hemen son kitabımı uçurdum. Çok geçmeden o da yeni yayımladığı kitabını, (Eksik Kırlangıç) kitabını iletti. Bünyamini özlemişim, sanki yeniden görmüş gibi oldum.
Güzel, çekici, oylumlu bir yapıtla karşı karşıyaydım. Demek ki, hem kendini, hem şiirlerini özlemişim, yazılarını dergilerden izlemiştim. Giderek geliştirdiği ilk şiirleriyle çoktan “Köşeyi d önmüş bir arkadaşımız oldu hep, şimdilerde ustalık dönemini yaşıyor bence.
Durali, bağrı yanık, yaşamın sıkıntılarıyla boğuşmuş.. duygularıyla yaşayan, kendini ötekileştirmiş olarak önemseyen belki de biraz küs olarak görünün bir sevimli ozan. Gönderdiği yapıtı bana böyle şeyler fısıldadı. Şiirlerinde böyle insanca duygulara rasladım.
Yine edindiğim izleniklerden kendini azarlıyor gibi geldi. Kendisiyle kavgalı mı ne?
Bu yakıştırmlarıma rağmen duruşu ve ürettikleriyle dimdik ayakta. Özgür ve özge dizeleriyle bilmediğim bir cebelleşmenin eşiğinde. Yapayalnız da olsa, maratonda gibi.
Ozanın şiirlerini okuyan, hem duygulanıyor, hem de derin düşüncelere dalıyor. Yani oku oku, yine oku. Okudukça ufuk çizginiz darala dalara genişleyecektir. 170 sayfalık kitapta yanlış saymadıysam 170 dolaylarında şiir var. Nedense kitabıda fotoğrafı yok. Yaşam öyküsüne de yer vermemiş.
Yabancı sözcükler de var. Ama yine de her dize bir roman olabilecek içerikte ve düzeyde. Ancak beni sarsan dizeler de var. Yine de şiirler bir bütünlük içermekte.
Ve işte beni sarsan dizelerden birkaç örnek:
“Yine de dolaşır sevdayı, gücünün yettiğince/Çapraz ateş altındayım al beni de yanına”, “Kavuşmasız bırakılmış ŞERistanlı şairim”, “Defnedin beni/ Üç kınalı kuzunun ortak yerine”,
Başarısının devam dileğiyle…
İşte BEŞPINAR kitabımızdan bir şiiri;
SESİN
Yalnızlığın yaşıtı
Olânetli sesin
Karışıverince yaşama
Rüzgârın soluğuna
Yanık kokan
Düğümlenir boğazımda
Konuşamam
İçli bir şarkıya dönüşür az sonra sesin
Ağlatır beni
Ve güçlendirir
Yine kavuşma günleri
Gelir düşer aklıma
Çile günleri
Sesin
Acı çekerken daha güzel
Kimsesiz
Dinmez öfkeli
(Bünyamin Durali)
KARANLIĞA ŞAVK AKITMAK
Namlıya mermi sürerce
Sözcük sürdüm dizelere
Savul bre karanlık güç
Mim n’edeblir şairlere
Karanlığı alıp yoğurur ozan
Tanyeri fırına atar
Budur işte suçu budur
Karanlığa şavk akıtmak
Karanlığa şavk akıtmak
Ne güzel iş bu ne güzel suç
Ah çok şükür ki çok şükür
Bu suç bu iştir uğraşım
Karanlığa şavk akıtmak
Akıtmak şavk karanlığa
Alaaddin Soykan
(Türk dili dergisi)
