Geçtiğimiz yaz Edirne’de barajların neredeyse sıfır seviyesine düştüğünü hatırlatan Balkanlı, “Edirneli hemşerilerimiz içme suyu tehlikesiyle karşı karşıya kaldı, çiftçilerimiz Meriç ve Tunca havzalarında sulama yapamaz hale geldi. Binlerce üretici ürününü tarlada bırakmak zorunda kaldı; emek, alın teri heba oldu” dedi.
Bu kış yağışların sevindirici düzeyde gerçekleştiğini ve baraj doluluk oranlarının yaklaşık yüzde 50’ye ulaştığını belirten Balkanlı, bunun yalnızca geçici bir rahatlama sağladığını vurguladı. Edirne’nin karasal iklim kuşağında bulunduğunu hatırlatan Balkanlı, küresel iklim değişikliği nedeniyle ilkbahar ve yaz aylarında yeniden kuraklık riskinin çok yüksek olduğuna dikkat çekti.
“Meriç ve Tunca’daki yüksek debi bugün hiçbir planlama yapılmadan denize akıyor. Oysa bu suya birkaç ay sonra yeniden ihtiyaç duyacağız” diyen Balkanlı, kışın taşan nehirler ve yazın kuruyan tarlalar arasındaki çelişkinin ihmalkârlığın sonucu olduğunu ifade etti.
Su kaynaklarını planlamanın, boşa akan suyu depolamanın ve gerekli baraj, gölet ile sulama altyapısını kurmanın Devlet Su İşleri’nin (DSİ) asli görevi olduğunu vurgulayan Balkanlı, belediyelerin sorumluluğunun ise mevcut kaynaklardan elde edilen içme suyunu halka sağlıklı ve adil biçimde dağıtmak olduğunu söyledi.
Balkanlı, AKP iktidarına, AKP Edirne Milletvekili Fatma Aksal’a ve DSİ yetkililerine şu soruları yöneltti:
"Meriç ve Tunca’da boşa akan suyu depolamak için hangi baraj, gölet ya da regülatör çalışmaları yürütülüyor? Yaz aylarında yaşanacağı şimdiden belli olan kuraklık için hangi somut plan devrede?. Edirne özelinde sulamalı tarıma geçiş için hangi projeler hayata geçirildi?.Kuraklık yaşandığında sorumluluk yine belediyelere mi yüklenecek?. 23 yıllık iktidar döneminde Edirne çiftçisi için bu alanda hangi kalıcı yatırımlar yapıldı? Bugün çiftçiye sulama konusunda verilecek somut bir müjde var mı?"
“Kuraklık küresel bir sorun olabilir ama önlem almak iktidarın görevidir” diyen Balkanlı, yağan yağmurun doğru zamanda doğru yerde kullanılmasının devlet aklının gereği olduğunu ifade etti.
AKP Edirne Milletvekili Fatma Aksal’a da çağrıda bulunan Balkanlı, “Boş gündemlerle vakit harcamak yerine çiftçinin sulama sorunuyla, emeklinin ve halkın geçim derdiyle, üretimin sürdürülebilirliğiyle ilgilenin” dedi.
CHP olarak suyun bilimsel planlamayla yönetildiği, çiftçinin alın terinin korunduğu ve tarımda öngörülebilirliğin sağlandığı bir Türkiye’yi savunduklarını vurgulayan Balkanlı, “23 yıllık AKP iktidarını ve DSİ’yi görevini yapmaya çağırıyoruz. Edirne’nin suyu Edirne çiftçisinin hakkıdır. Bu suyun denize akmasına, çiftçinin kuraklığa mahkûm edilmesine sessiz kalmayacağız” şeklinde konuştu.
Haber Merkezi
