Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” olarak nitelendirdiği ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Selimiye Camii’nde yürütülen kapsamlı restorasyon çalışmaları kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Özellikle ana kubbedeki kalem işi süslemelerin ve hat sanatının yenilenmesine yönelik uygulamalar, “özgünlük” ve “koruma ilkeleri” çerçevesinde yoğun tartışmalara neden oldu.
Çok sayıda tarihçi, sanat tarihçisi ve mimarın çağrılarının ardından Edirne İdare Mahkemesi, restorasyon çalışmalarına ilişkin yürütmeyi durdurma kararı vermişti. Süreçte Bilim Kurulu’nda yer alan bazı üyelerin yöntemlere itiraz ederek görevlerinden ayrılması da dikkat çekti.
Tartışmalara kamuoyunun tanınmış isimleri de katıldı. Tarihçi İlber Ortaylı, “İhya mı, İmha mı?” başlıklı yazısında yetkililere çağrıda bulunarak üst kurul kararının iptal edilmesini talep etti. Ortaylı, bir başka açıklamasında ise “16. asır Türk mimarisine, büyük ustanın en büyük eserine sahip çıkmayı öğrenmeliyiz. Sinan’ın eserleri hiçbir kişi ya da toplumun kendi tekeline alıp harcayacağı bir miras değildir” ifadelerini kullandı.
Yazar Ahmet Ümit de sosyal medya paylaşımında “Barbarlık yapma, Selimiye Camii’nin kubbesini bozma” sözleriyle restorasyona tepki gösterdi. Ümit Özdağ ise Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı etiketleyerek “Tarihi keyfinize göre değiştiremezsiniz” ifadelerini kullandı. Ayrıca Change.org üzerinden imza kampanyası başlatılırken, sosyal medyada #SelimiyeyeDokunma etiketiyle binlerce paylaşım yapılmıştı.
II. Selim’in emriyle 1568’de yapımına başlanan ve 1575’te tamamlanan Selimiye Camii, 43 metreyi aşan yüksekliği ve 31 metre çapındaki kubbesiyle döneminin en ileri mühendislik çözümlerinden birini temsil ediyor. Dört ince minaresiyle Edirne siluetine damga vuran yapı; İznik çinileri, taş ve ahşap işçiliği ile hat sanatının seçkin örneklerini barındırıyor. Bu özellikleriyle 2011 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınarak “insanlığın ortak mirası” ilan edildi.
Son günlerde ana kubbede yürütülen çalışmaların ardından, uzun süredir kapalı olan ve kamuoyuna gösterilmeyen kubbe yazıları ilk kez görüntülendi. Restorasyon kapsamında kalem işi süslemelerin Mimar Sinan dönemindeki özgün haline uygun biçimde ihya edilmesinin hedeflendiği açıklanmıştı. Ancak bazı uzmanlar, farklı dönemlere ait süsleme ve yazıların da yapının tarihsel kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu savunarak müdahalelere karşı çıkmıştı.
Mahkeme kararları ve yeniden değerlendirme sürecinin ardından çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığı belirtilirken, Selimiye Camii’nin Ramazan ayıyla birlikte ilk teravih namazında tamamen ibadete açılması planlanıyor. Restorasyonu tartışma yaratan kubbenin kamuoyuna yansıyan görüntüleri ise tartışmaları yeniden alevlendirmiş durumda.
Mert Hamarat
