İKİ   YENİ  KİTAP
Evet,  toza  dumana  karşı  iki  yeni  kitabı  geldi.  Sorunların  yoğun  olduğu  böye  bir zamanda  beni  şaşırttı  desem  uygun   olur  sanıyorum.
İşte  kitaplar:
1.ANILARDAN  GEÇERKEN
2.ŞİİRLERDEN   GEÇERKEN
Böylece  kitap  dünyası iki  doğum  birden  yaptı,  sayılabilir.  Çünkü  kitap  basmak artık  “Deveye  Hendek  Atlatmak”  gibi  oldu.
HASAN   AKARSU   bu  engelleri  aşmış  bir  dost
Kaç    oldu?  Soruma fazla  önemsemeden  otuz  sekiz   demez  mi?  Dilim  damağıma  yapıştı.   Benm  açımdan   büyük  bir  başarı. Bu  işlerle  uğraşan  çok  kişi,  biçimsel  olsa  bile rahatça  ve  sayısal  olarak  rahatlıkla  övünebilir.  Kendi  övünmese  bile  çevresi  bu  başarıyı  dillendirmeli   inancındayım.  Tekirdağ  bu  çalışkan  arkadaşımıza   artık  bir  şeyler  yapmalı,  inancındayım.   Bir  sokağa  ya  da  caddeye  adını  mı  verir,  yoksa  uygun  başka  şeyler  mi  yapar  bilemem.  Bunu  bekliyorum. Akarsu,  hem  üreten  hem  de  üretenlere  yazılarıyla  destek  olan  bir edebiyatçı.
Onunla  yıllardır  ilişki   içindeyiz.  Kitaplarımızı   birbirimize  gönderiyoruz. Arada  bir  telefonlaşır,  buluşuruz.İlişkilerimiz   bu güne  değin  sürdü  ,  sürüyor.
-----------------------------------------------------------------------------
BAHÇEM
Aklın 
Arka  bahçelerinde
Esen  rüzgar
Taşınmış  ön  bahçeye
Yaşamın  dallarında
Hormonlu    şarkılar
Bulutları  lime   lime
Mor-gök
Ve  kış  garibanı  kuşlar
Beslenmemizin  DNA’sı   bozuk
Giyim-kuşam
Kel  başa  şimşir  tarak
Ya  da  buz  cennetinde
Şımarık  şebboy
Güneşler  açsın  artık
Açık  alnımda   ülkem
N.Tezcan
Yazın  müjdecileri  bir  bir  kapı  aralığında   gülümsemeye  başladı   bile.  Hurma   ağaçları  açsa  açsa  kan  çiçekleri   açar.  Ölümü  bile  göze  alan  kaçaklar  can  pahasına  açık  denizlerde  canından  olmakta.
Kadınların  ve  çocuklar,  dahil…  Ülkemizin  bir  çok   yerinde  Mezopotamya  bandıralı  çadır   kentler  oluştu,   oluşmakta.  Binbir  sıkıntı  içinde  bir  yaşam.  Yani  “Çile  bülbülüm  çile”. Sayısal   olarak  güçlü  birakım.  Nereye  sığdıracak, nasıl  bekleyeceksin?  En  azından  temel  gereksinimlerini karşılamak  da  oldukça  zor.   Sonra  ülkemizin  kendi  sorunları  zaten   üst üste.
Huzursuzluk  zaten  diz  boyu.  Karmakarışık  olaylar  yaşanıyor. Hangi  birine   yaklaşalım.  Çünkü,  hepsi  önemli.  Doğal  sorular  bir  yana,  sosyaller  öbür yana.
Öte  yandan  ufak  tefek de  olsa,  ürküten  doğal  afetler.Uzunca  zamandır sürmekte.   Bereket orta  boyda. Yıkım,  şu  bu  olsa  da  can  kaybı   ve  yıkım  önemli.
Çanakkale  deyince,  içim  cız  eder hep. Çünkü üç  yılım  orada  geçti.  Çanakkale  Erkek   Öğretmen  Okulu’nu   parasız  yatılı  olarak  okudum  ve  bitirdim.  27  Mayıs  darbesi  olduktan iki-üç  gün  sonra  bitirme sınavları  sözlü  olarak  başlamış .
Haziran  sonunda sınavlar  da  okul  da  bitmişti.  Bütünlemeye  kalanlar  Eylülde…
Ben  de  Eylül  de  bitirenlerdenim.
Ancak  artık,  o  Çanakkale  yok.  Her  şeyiyle  çok   değişmiş  genişlemiş.  Kocaman  ve  şirin   mi şiir  bir  kent  olmuş,  artık.
Bazan  oturup  “Nerde  o  günler  nerde?”Şarkısıyla  avunuyorum  işte.Anılarda  yaşamanın  ayrı  bir  tadı  ve  güzelliği  olduğunu  benim  yaşamda  olanlar  bilir.
Neyse,  konumuza  dönelim.  Son  günlerin  en  sürpriz  olayı  ABD’nin  Suriye’yi  havadan  bombalamasıydı.  Yüreğimizi  dağlayan  bu  haberler…  Ne  desem  ne  söylesem…  Boşa kürek  çekmek  gibi.  Bu  savaş  ne  zaman  biter,   henüz  belli  değil.  Zaman  ne  gösterecek  belli  olmasa  da  bu  pis  savaşın  bir  an önce  sonlanması  en  büyük  dileğim  ve  özlemim.  Ülkemin  yüreği  böyle  söylüyor,   biline.  Bu  yetmiyormuş  ABD  bir  de  İran’ın  çok  önemli  bir  komutanını  Irak’ta  yok etti.  Ve  ortalık  ta  bir  karışık   gerginleşti.  Bakalım  sonrasında  neler  olacak?
Bizim   bahçemize  ancak ve  ancak  barış  yaraşır. “Elbet  bir  gün  sabah  olacak”  deyip  Tevfik  FİKRET’i de anmış  olalım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.