Günümüzde ekonomik şartlar, özellikle kiracı olanlar için dayanılmaz bir yük haline gelmiş durumda. Asgari ücretle çalışan, emekli ya da ev sahibi olamayan milyonlarca insan, kira derdinin altında eziliyor. Çevremizde artık en sıradan evlerin bile kiraları 20.000 TL'den başlamaktadır. Bu ücretleri ödemek zorunda kalanlar, temel ihtiyaçlarını karşılamakta bile büyük güçlük çekiyor.
--------
ALINAN MAAŞLA EV SAHİBİ OLMAK ZOR
Bir ailenin aylık bütçesini düşünelim. 20.000 TL'lik bir kira, yalnızca bir çatı altında yaşamak için ödenmesi gereken bir bedel. Peki ya bu paranın geriye kalan kısmıyla ne yiyip içecekler? Çocuk sahibi olmayı düşünen çiftlerin bu şartlar altında nasıl bir gelecek inşa edebileceğini düşünmek bile korkutucu. Eğitim, sağlık harcamaları ve diğer gerekli masraflar bir yana, bu sorulara yanıt bulmak neredeyse imkansız hale geliyor.
-----------
KREDİ ÇEKEREK EV SAHİBİ OLUNMAZ
Kredi çekip ev satın almak isteyenlere gelince; bu, daha da zor bir mücadele. Faiz oranları, ödenecek miktarı katmerli bir şekilde artırmakta. Bir yanda ev fiyatlarının fırlaması, diğer yanda bankaların yüksek faiz politikaları, birçok kişinin hayallerini süsleyen ev sahibi olma şansını tamamen yok ediyor.
Bugün, bir ev almak sadece ekonomik bir zorunluluk değil; aynı zamanda bir hayal haline gelmiştir.
Bu noktada, toplumsal bir çağrı yapmak gerekiyor; evi olmayanların içinde bulunduğu yüzlerce derdin benzerinin yaşandığına dair ortak bir bilinç oluşturmalıyız.
Sadece kiracıları değil, aynı zamanda onların ailelerini, çocuklarını, gelecekteki nesilleri de düşünmek zorundayız. Çözüm yolları aramak, devletin ve yerel yönetimlerin bu konuda daha ciddi adımlar atmasını sağlamak, ortak bir sorumluluktur.
Elbette ki bu çetin ortamın içinde bir nebze de olsa umudun korunması gerekmekte. İyileşme ve değişim için yapılan her çaba, hepimizin yararınadır. Herkesin ekonomik bir dengenin sağlanması adına üzerine düşen sorumluluğu alması gerekiyor.
Yoksa bu gidiş sağlıklı bir gidiş değil….
