Doğan, açıklamasında gerçeğin hedef alındığı bir dönemden geçildiğini belirterek, “10 Ocak, hakikatin susturulmaya çalışıldığı, gazetecilerin baskı ve yokluklarla karşı karşıya bırakıldığı bir mücadele günüdür” dedi.
Dünyanın birçok bölgesinde devam eden savaşların, gazeteciliğin hayati önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden Doğan, “Savaşın yalnızca cephede değil, bilginin üzerinde de yürütüldüğü bu çağda, gazeteciler hakikatin tarafında durdukları için hedef haline getirilmektedir” ifadelerini kullandı.
“ÖZGÜR BASIN KARANLIĞI AYDINLATAN EN GÜÇLÜ IŞIKTIR”
Kadına yönelik şiddetin arttığı, çocukların istismar ve şiddete maruz kaldığı, doğa ve çevrenin rant uğruna yok edildiği bir dönemde özgür basının vazgeçilmez olduğunu belirten Doğan, “Kadınların çığlığını duyuran, çocukların sessizliğini bozan, doğanın yok edilişine tanıklık eden yine gazetecilerdir” dedi.
Gazetecilerin çalışma koşullarına da dikkat çeken Doğan, meslektaşlarının; düşük ücretler,güvencesiz çalışma koşulları, yerel basını yok sayan ekonomik politikalar,baskılar ve otosansürnedeniyle mesleklerini yapamaz hale getirildiğini söyledi.
“YEREL BASIN DEMOKRASİNİN TEMEL TAŞIDIR”
Özellikle yerel basının ciddi bir var olma mücadelesi verdiğini belirten Doğan, “Gazetecilik, halkın haber alma hakkını savunduğu ölçüde anlamlıdır. Bu hakkın zedelenmesi, toplumun tamamının karanlığa mahkûm edilmesi demektir” diye konuştu.
Doğan, “Tüm baskılara rağmen; kalemimizi satmadan, hakikatten vazgeçmeden, kadının, çocuğun, doğanın ve insanlığın sesi olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz” dedi.
Bülent Sarıçiçek
