DÖLENEKEN’DEN SELİMİYE IŞIKLANDIRMASINA SERT ELEŞTİRİ

Selimiye Camii ve Külliyesi’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınma sürecinde Alan Başkanlığı görevini yürüten Şehir Plancısı Namık Kemal Döleneken, Selimiye Camii’ndeki yeni ışıklandırma uygulamasını eleştirerek, beyaz ışığın anıtsal yapının algısını bozduğunu söyledi. Döleneken ayrıca Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin taşınması tartışmalarına da açıklık getirdi.

DÖLENEKEN’DEN SELİMİYE IŞIKLANDIRMASINA SERT ELEŞTİRİ

Selimiye Camii ve Külliyesi’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınma sürecinde Alan Başkanlığı görevini yürüten Şehir Plancısı Namık Kemal Döleneken, Selimiye Camii’ndeki yeni ışıklandırma uygulamasını eleştirerek, beyaz ışığın anıtsal yapının algısını bozduğunu söyledi. Döleneken ayrıca Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin taşınması tartışmalarına da açıklık getirdi.

VATANDAŞ
VATANDAŞ
29 Ocak 2026 Perşembe 00:00
DÖLENEKEN’DEN SELİMİYE IŞIKLANDIRMASINA SERT ELEŞTİRİ

Selimiye Camii ve Külliyesi’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilme sürecinde Alan Başkanlığı görevini yürüten, Şehir Plancısı ve Edirne Belediyesi eski Başkan Yardımcısı Namık Kemal Döleneken, Edirne’yi Tanıtma ve Turizm Derneği (ETTDER)’nde düzenlediği basın toplantısında kentin güncel meselelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Toplantıda Selimiye Camii’ndeki yeni ışıklandırma uygulamasına değinen Döleneken, yapılan aydınlatmanın yapının mimari algısını olumsuz etkilediğini belirterek, “Selimiye gibi anıtsal yapılarda kullanılan beyaz ışık, Batı’da örneği olmayan bir uygulamadır. Bu tür ışıklar hastane ışığıdır. Doğru aydınlatma yapıyı ortaya çıkarır; yanlış ışıklandırma ise binayı algılatmaz, sadece bir ‘ışık topu’ görürsünüz” dedi.

Uluslararası deneyime sahip bir aydınlatma uzmanıyla da konuyu değerlendirdiğini aktaran Döleneken, Avrupa’da kilise, cami ve anıtsal yapıların hiçbirinde bu denli parlak ve beyaz ışık kullanımının bulunmadığını vurguladı. Işık patlamasının fotoğraf ve görsel algıyı da zorlaştırdığını ifade eden Döleneken, “Keşke bu süreç deneme aşamasına gelmeden önce daha geniş katılımlı bir tartışmayla ele alınsaydı. Işıklandırma değiştirilebilir, umarım bu konuda yeniden düşünülür” şeklinde konuştu.

Basın mensuplarının Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin mevcut alanından taşınmasına yönelik sorularını da yanıtlayan Döleneken, tartışmaların yanlış bir yerden yürütüldüğünü söyledi. UNESCO’ya giren unsurun güreşler değil, Kırkpınar Yağlı Güreş Festivali olduğunu hatırlatan Döleneken, “UNESCO için asıl önemli olan yer değil, festivalin ruhu, ritüelleri ve sürekliliğidir” ifade etti.

Kırkpınar’ın panayır kimliğinin yanlış anlaşıldığını ifade eden Döleneken, panayırın küçümsenecek bir kavram olmadığını, aksine geleneğin özü olduğunu belirtti. Güreşlerin vazgeçilmez unsurlarının peşrev, davul-zurna, yağlanma, zembil ve törensel süreçler olduğuna dikkat çeken Döleneken, “Bunlardan birini çıkardığınızda Kırkpınar’ın ruhu zarar görür ve bu durum UNESCO sürecini etkiler” dedi.
Mevcut güreş alanının Edirne Sarayı’nın has bahçesi olduğunu ve aynı zamanda taşkın riski taşıyan, bilimsel olarak da korunması gereken bir alan olduğunu vurgulayan Döleneken, “Ne güreşçilere yakışır soyunma alanları var ne de izleyicilere uygun bir düzen. Sırf alışkanlık uğruna niteliksiz bir yapıyı savunmanın anlamı yok” diye konuştu.

Döleneken, çözüm olarak Kırkpınar’ın törensel başlangıcının tarihsel mekânlarda yapılabileceğini, ardından modern, ulaşımı kolay, güreşçilere ve izleyicilere yakışır bir er meydanında müsabakaların gerçekleştirilebileceğini belirterek, “Böyle bir düzenlemenin UNESCO açısından da hiçbir sakıncası yok” dedi.

Mert Hamarat

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.