Şu tümceler ilgimi çekti: “… Yeni yetişen bir şair, Ürününü yaygınlaştırmak isteyince İlkin şu soruyu, soruyor kendine: Ne yaparsam, kitlr iletişim araçlarına konu olabilirim.

Yanıt: Sıradan bir insan gibi davranır,giyinir, konuşursam, kimse benimle ilgilenmez. Her alanda aykırı olmalıyım.

Çarpıcı, ilgi çeken bir şeyle yapmalıyım. Sıradan bir insana aklını şaşırtacak sözler etmeliyim.”(*)

Ayrıcalıklı olmak; entel takılmak sanatçılar ya da müsvetteleri arasında oldum olası gözde,

Bir bakıyorsun, adam daha şiirin ne olduğunu anlamadan sakal uzatmış, pipo içiyor v.b…

Örneklemeler çoğaltılabilir.Kendini sanatçı sananların çoğunun ilk düşündüğü şey sıradan insanlardan, biçimsel yönden ayrıcalıklı olmak. Herkes kravat takıp, takım elbise giyiyorsa onlar yakası açık, olmayan şeyler ya da ne bileyim kot falan giyerler.

Sıradan insanlar sakal traşı oluyorsa onlar hafif sakal bırakırlar. Sayın M. Fuat’ın dediği gibi ,yalnız giyim kuşam değil, konuşma ve davranışlar da farklılaşır. Popüler olmak hevesleri çok zaman bu tipleri gülünç duruma bile düşürebilir.

Oysa, ve bana göre insanın, sanatçının görüntüye önem verip ilgi çekmesi kendini aldatmaktır, bir bakıma. Kendini aldatmak, kendinden uzaklaşmaktır..

Yunus der ki. “… Bir ben vardır bende/benden içeri”… İşte o ben kişiliğimizin köşebentleridir, gerçekleridir. Maske takmış yüzümüz ya da cilalı görüntümüz hiç değildir. İnsan “Ben”ini sağlıklı tutmazsa bilinçli ve davranışları da etkilenir.

Sonunda psikolojik sağlığımız bozulur. Normal olmayan davranışlar gelişmeye başlar.

Ve bunun ya hastane, ya toplumdan itilip yaşamını bir sessizliğe gömmektir.

Düşünür boşuna dememiş:”Ya göründüğün gibi ol, ya olduğun gibi görün.”

İnsanın kendini sürekli ayrıcalıklı gösterme çabaları bel ki de dünyanın en zor işlerinden biridir. Bu tuzağa düşmemek gerek. Sanatçı sanatıyla var olur ve yaşar. Gösterişle değil.

----------------------------

(*) Tanımak:-Mehmet Fuat- Cumhuriyet

SERÇE

Işığın kendini astığı yerde

Örümcek ağlarına takılır aklım

Birden hazırola geçer bir iskelet

Bir kara buluttan

Emirler yağar

Bereketli topraklar üstüne

Uzaktan öcünü alır

Umuttan çıkarırım hıncımı

Her gece işim bu benim

Hem eker

Hem biçerim özümle

Ufkun yarısı gece gece yarısı

Kirişi kırar ufuktan

Parıldayan sulardan ay ışığı

Korku dağları bekeler

Karanlık bekçi

Bir çocuk ağlaması

Böyle bir h(anda)

Aydınlatır geceyi

Alır azat ederim gölgemden

Can çekişen serçeyi

(N.Tezcan)