Keşan-ÖNDER GAZETESİ
BİR ŞİİR KİTABI-(Ben Sana Mecburum)- 2 Lira
Kitaplığıma arada bir göz atarım.İki kitaplığımın biri salonda. Ötrki Odanın kuzeye bakan köşesinde.
Salondakine göz gezdirdim bu gün. Böle yapmamım nedenleri var. Hangi kitabı okudum, okumadığım yarım bıraktığım, gözden kaçanlar… Var mı? Bazılarını özellikle şiir kitaplarını, ikinciye bakar, karıştırırım. Gözden kaçanlar vatsa, bir kenara ayırır, onları da okumaya çalışırım…
Bunaltıcı sıcaklar bu tür çabalardan uzaklaştırsa da insanı, göz atmanın, hele ev içinde, bir yorucu yanı bana göre yok.
Ufak tefek bir kitaba ilişti gözlerim. Eski varlık boyutlarında ama yayını değil. Kitap 1966 yılında alınmış. Ben o zamanlar Kastamonu Göl Öğretmen Okulu’na yeni atanmıştım. İmza benim değil ama.
Kitap epey dağılmış. Formları yapıştırma olduğundan hırpalanmış. Bantla falan onarmışım bir kaç kez. Vaz geçmişim sonra da. Oradaki yerinde sararmış, değilmiş bir durumda, gününü gün ediyor olmalı. Kitapları ve kitaplığımı bir kaç kez temizledim. Artık ömrünü dolduranları toparlayıp daha yararlı olabilecek yerlere armağan ettim.
Sözünü ettiğim kitap Atilla İlhan’ın “BEN SANA MECBURUM” yapıtı. Ünlü bir şiirinin adını vermiş kitaba. Demek ki o zamanlar Ataç Kitabevi ve yayınları varmış. Elimdeki kitap da o yayınlardan biri. Bazılarının reklamı ve fiyatları da arka sayfada yer almış. Size de ilginç gelecek sanıyorum. Özellikle fiyatları. O yayınevi şimdi var mı, bilmiyorum.
İLHAN BERK- ÇİVİ YAZISI-(2tl)-- Atilla İlhan- Bela ÇİÇEĞİ-(3tl), Behçet NECATİGİL-Yaz Dönemi- (2Tl.) Şükran KURDAKUL:Nice Kaygılardan Sonra-(2tl.)- Hasan Hüseyi-KAVEL- (2Lira)
Bu rakamlar artık asla geçerli değil.
İlk sayfadaki notu, şimdi görüyorum. “22Mayıs-1966 pzar günü aldım.-İmza)” Kitabın iç sayfalarında da kurşun kalemle atılmış imzalar ve notlar var. 76. Sayfa gözüme ilişti örneğin. Diyor ki. “3o Haziran. 1966 sıhhatim yerinde.” Onları bir yana bıraktım. İlk şiiri okuyorum
Harflerin tümü küçük ve noktalama işaretleri kullanılmamış. Ben bunu 1994’te yapmıştım. “Yüzünün Yeryüzüyüm” kitabımda.” Ok kişi yadırgamıştı. Yine de Attila İlhan deyince, şiir geliyor aklıma…
Var mı şiir gibisi… En iyisi kendi şiirlerimden birini yerleştireyim. Bu şiir bu yazıda da yerini almakta…
UFKUN KARAMSAR YÜZÜ
Yapış yapış bir yağmur öncesindeyim
Yapışkan kuşlar öpüşür dallarımda
Başımın üstünde sarhoş bulutlar
Bir ağırlık yavaşça çöküyor omuzlarıma
Yüzümde salkım sarısı sıkıntı
Sulu sepken açmış bir gül mü
Üç boyutlu kıvılcımı sarınca dallarımı
Düşerken düşüncelere sarılan gün
Böyle dalıp gittiğine bakma güneşin
Patlamalar üretiyor gizli özünde
Kayıp eşya bürosu bir dünya
Ufkun kara kaplı kitap karamsar yüzünde
(N.Tezcan)
