Keşan Önder Gaz… Yağmur Kuşunun Türküsü- (İmbat Yayınevi)
YAĞMUR KUŞUNUN TÜRKÜSÜ
YAĞMUR KUŞUNUN TÜRKÜSÜ (Bülent Güldal
Dost Bülent GÜLDAL “Yağmur Kuşunun TÜRKÜSÜ’nü harmanlayıp beni bu kez postaladığında Edirne’de değildim. Üçüncü torun esintisi beni bu kez de İstanbul-Sarıgazi’ye postalamıştı.
Bir vesile ile sevgili Güldal’ı oradan telefonla aradığımda, kitabını alıp almadığımı sordu. Durumu açıklayınca sorun kalmadı.
Edirne şubat on gibi döndüğümde, Kitabı beni beklerken buldum. Pırıl pırıl birbaskı,96 sayfalık bir şiir kitabıydı bu.
Bülent Güldal’la uzun süredir, haberleşiriz. Saygı ve sevgi konusunda her zaman beni utandırır. Kitabına şunları yazarak imzalamış. “Sevgili şair Necdet Tezcan’a Yağmurkuşun Türküsü’yle Merhaba…11.12. 2006 – Edremit.
Bu beşinci şiir kitabı. Daha önce: Dördüncü Cemre, Durgun Sis, Sabaha Biriken, Anısı Okyanus… gibi yapıtları var.
Kendini çok kısa anlatmış. 1.Ocak.1954 doğumlu, ödülleri var. Yazarlar Sendikası, Edebiyatçılar Derneği, v.b üyelikleri var.
O şimdi bir emekli-Edremitli. Çalıştığı yıllarda Kırklareli’nde de bulunmuş. Ve o yıllara sık sık görüşüp buluşmuştuk. O zamanlar DAMLA dergisi’ni çıkarıyorduk.
Bülent’in şiirleri özgündür. Şiirlerini lirik ve derin anlamlara yaslar. Zaman zaman isyancı çıkışları da görülür dizelerinde
Oralar da oturpta İDA’yı bilmeyen , sevmeyen olur mu? Olmaz . İda onun esin kaynaklarında canlanır. Bu kez daha uzun şiirler yazmış,okudukça tatlılaşan, tatlılaştıkça yeniden okunasıya dönüşen duygular sizi şaşırtır durur. Ve mutlaka bir-kaç kez okumaya zorlar sizi. Tadına varmanın yolu bence bu. Şairimiz doğa ve doğalıkla da iç içe. “ Kuşları ılık sulara ben kuytulara”. Kuyularla uçurumlarla da bir çok şiirinde bütünleşir. “Tenim için yol bitti uçurumlar kıyısız/ vadilerde kurudu, denizler dipsiz kuyu.”
Aşka uzak kalır mı bir şair. Başka deyişle aşksız şiir,şair olur mu? Olmaz.
Ancak türlü türlü de aşk vardır. Güldal için “ aşk sipariş edilemez, anlasana” diye sesleniyor kime mi? Onu da kendi bilir.
“Ateşin rüzgarı” bütünüyle olağanüstü, tıpkı ötekiler gibi.
Ömrün bitişine de kayıtsız kalmaz. “Karlı yollarına düştüm ömrümün güz bitti./Sayısız ırmaklar alnımın ortasında/Ne kadar direnir bu rüzgara son yaprak” diyerek duyarlılığını şiirleştirir.
Çarpıcı dizeler daha bir başka:
“Ben’in biz’e değişimini söyler bu türkü”, “Korsandan dönme kirli kaptanlar”. Türkülerle geçiyorum ömrün güz bahçelerinden”. “Şiir ırmağının son dizesine düşür yaz gecelerini”. “Bu türkü bitmedi şimdi uzun koşuşunda yoruldu nehir”,”Kıyısız denizleri bölüştüm seninle”, “Aşk hesaptan anlamaz ki, yalnızca bazıları”.
Aşk hesaptan anlamaz da şair Bülent Güldal anlar mı? Şiirle bir şiir aşkının dillenmesi gibi. Zaman zaman çok duygusal ve içli, bazen hoyrat bir rüzgar.
Alçakgönüllü ve özverili kişilik yapısıda benim öznel, yaklaşımlarında olsun diyorum. Ve sevgili Güldal kardeşi bir kez daha ve en içten açan bahar çiçekleriyle kutluyorum.
Eline, diline yüreğine ve kalemine sağlık. Umarım yenileri de gelir. Umarım yeniden şenlenir evimiz, odalarımız.
Kişiliği ve şairliği ile o, zaten soyadına yakışan bir güldalı. Ne varsa o dalda var!..