YEREL BASINDAN: ARDIÇKUŞU DERGİSİ-- Sayfa:54

KİMLER NELER SÖYLEDİLER

EMİN ÖZDEMİR

Aldanmışlığın bu ülkeye, bir ilkeye bağlanmışlığın ürünüdür. Başaran’ın şiirleri; üreten yaratan, yaşamı daha güzel, daha yaşanılır kılmaya yönelik bir çabayı ululayan bir yaklaşımın ürünüdür bu şiirler. Güneşli, aydınlık günlerin, sömürüsüz, ezinçsiz düzenlenen umudunu yüreklerde çimlendirmeyi isteyen bir yaklaşımın…

VEDAT GÜNYOL

Başaran bugüne bugün kırk yıllık yakın dostum. Kafa dengim, gönül arkadaşımdır. O’nu Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü’nde tanıdım. Öğretmenlik günlerimde Milli Eğitim tarihimizin görüp göreceği en övünülesi kurumu olan bir enstitüsünde geçen öğretmenliğimde edindiğim çok değerli öğrencim dostlarım arasında Başaran’ın ayrı bir yeri var.

Benim öğrencim olmakla birlikte ilk şiir kitabı “Ahlat Ağacı”nın kotarılmasında (1953) can dostum Orhan Burian’la kurduğu ilişkide başlayıp pekiştiren hayranlık tazeliğimi hep ama hep koruyageldim. Şiir, öykü,anı, deneme alanlarında birbirinden güzel yapıtlarına olduğu kadar geniş kültür hazineleriyle belli çalışmalarına da hayranlık duymaktayım. Yetmiş yıla sığdırdığı durmadan yenilediği sanat ve düşün yaşamını kutlarken onu birinci sınıf Türk aydını olarak selamlıyor, yanık dostu olmanın da mutluluğunu övüncünü yaşıyorum.

ACILARIN HARMAN YERİNDE

Acıların

Harman yerinde

Bir Başaran yalnızlık

Hüznü harmanlar

Yürek yürek

Çaresizlik hasadından

Önce kızı sonra eşi

Uğurlandı

Sevgi sonsuzluğuna

Alkışlarla alkışlarız

Bir Başaran kaldı

Tek başına Mehmet

Kendisiyle direnen

Başaran’larsız

Saçları

Köy rüzgarlı

Kepirtepe esintili alnı

Avutamaz artık onu

Ne “Giz kokan suskunlık”

Ne “Meşe seli”

Buluşsa da

Kaynarca Deresi’yle

Orpheus’un liri

Direnir acılı Başaran’ın

Ceylan köylü yüreği

Acıların Harman yerinde

Bir Başaran yalnızlık

(N. TEZCAN)