“EMEKLİLER YOKSULLUK SINIRINDA YAŞIYOR”

DİSK'e bağlı Emekli- Sen Genel Başkan Vekili Beysülen, emeklilerin mağdur durumda olduğunu bu mağduriyetin giderilmesi gerektiğini söyledi. Beysülen, yoksulluk sınırında yaşayan emeklilerin, acilen iyileştirme yapılmadığı takdirde durumlarının daha da kötüleşeceğini söyledi.

“EMEKLİLER YOKSULLUK SINIRINDA YAŞIYOR”

DİSK'e bağlı Emekli- Sen Genel Başkan Vekili Beysülen, emeklilerin mağdur durumda olduğunu bu mağduriyetin giderilmesi gerektiğini söyledi. Beysülen, yoksulluk sınırında yaşayan emeklilerin, acilen iyileştirme yapılmadığı takdirde durumlarının daha da kötüleşeceğini söyledi.

Emre SEDEF
Emre SEDEF
27 Aralık 2017 Çarşamba 10:39
“EMEKLİLER YOKSULLUK SINIRINDA YAŞIYOR”

    DİSK'e bağlı Emekli Sen Genel Başkan Vekili Beysülen,  sendikanın Trakya temsilcisi Av. Haşim Korkmaz  ile birlikte düzenlediği  toplantıda  sendikanın sorunları ile ilgili olarak açıklama yaptı. Beysülen açıklamasında şunları kaydetti, “ Emeklilerimiz  işsizlerden sonra en mağdur kesimdir. İşsizler işleri olmadığı için mağdur. Emekliler ise bu ülkeye uzun yıllar hizmet etmesine rağmen mağduriyet yaşıyorlar. Ülkemizde uygulanan ekonomik ve sosyal politikalar, emekliler ve dar gelirlileri mağdur etmeye devam ediyor “ dedi 
“ YENİ MAAŞ BAĞLAMA YÖNTEMİ MAĞDURİYET YARATTI”
2008 Yılında getirilen yeni maaş bağlama yöntemi, maaş artışı sistemi, sağlık konusunda izlenen politikalarla emeklilerin daha çok mağdur odluklarını belirten Beysülen” Emeklilerimizin bu mağduriyetine rağmen bu ülkeyi yönetenlere mikrofonlar uzatıldığında her zaman emeklileri çok sevdiklerini emeklilerin hakkının ödenemeyeceğini  “onlara ne yapılsa azdır” Diyerek emeklilerin hakkını istismar ediyorlar. Emekliler rahatlıkla istismar edilen bir kesimdir. Söylenenlere çabuk kanarlar. 22 yıldan bu yana DİSK üyesi Emekliler Sendikası olarak, emeklilerimiz için mücadele veriyoruz. Bu mücadelemizde amaç emeklilerimizin ülkede insanca yaşaması için ekonomik ve sosyal haklara sahip olmasını sağlamaktır. Bu arada yaşadıkları kentlerin evlerin yaşlılara uygun olması ve bu düzenlemenin yapılması gerekir. Kentlerde uygulanan politikaların yaşlıların rahat yaşayacağı  düzeyde olması gerekiyor.” Dedi.
 “ÜLKEYİ YÖNETENLERİN YAŞLILAR İÇİN POLİTİKASI YOK”
Ülkeyi yönetenlerin yaşlıları dikkate almadığını, yaşlılarla ilgili politikalarının bulunmadığını belirten Beysülen, “ Böyle bir politikası bulunmayan bir ülkede yaşlı insanlarla ilgili düzenleme yapılması kolay olmuyor. 2002 yılında Birleşmiş Milletler bünyesinde toplanan 'Dünya Yaşlılık Asamblesi' sonuç bildirgesinde  aynen şöyle deniliyor  'Bu asamblenin amacı insanların toplumlarında  onurlu ve mutlu bireyler olarak yaşlanmalarını  sağlamaktır' Yaşlılar ancak sağlıkları korunarak yaşlanacaklar. Kuşkusuz ölüm kaçınılmaz fakat insanların yaşlılık anında onurlu ve sağlıklı yaşlanmalarını sağlamak gerekir. Yaşlıların onurlu yaşamaları için sosyal haklara sahip olmaları lazım. Eğer bir emekli bayramda elini öpmek için gelen torununa harçlık veremiyorsa,  bu onun onurunu zedeler” Dedi 
    “ EKMEKLİLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ ÇALIŞIYOR”
Emekli  maaşı ile geçinemeyen emeklilerin büyük bölümünün bugün çalıştığını belirten Beysülen, “Bugün emeklilerimize verilen aylıkları yaşamları için yeterli olmuyor. Emeklilerin %70'i açlık sınırı altında aldıkları ücretle geçinmek zorunda.  Açlık  Sınırı  nedir? 4 kişilik bir aileni ihtiyaçlarının karşılamasıdır. Bırakınız açlık sınırını bugün emeklilerimizin büyük bölümü en düşük ücret olan asgari ücretin altında maaş alıyor. 2008 yılında getirilen yeni yasal düzenleme  düzeniyle eski taban aylık uygulaması kaldırıldı, prim güncelleme sistemi getirildi. Eğer asgari ücret üzerinden prim ödenmişse  bu kişilere bağlanan aylık 800 ile 900 lira. Emekli aylıkları ülkenin yaşam koşulları dikkate alınarak düzenlenmeli. Bunun için gerçek bir intibak yasasına ihtiyaç var” 
    “CELLÂDINI SEVMEK DİYE BİR SÖZ VARDIR”
    Ülkede 11 milyon Emeklinin “ celladını sevme” misali sağ partilere oy verdiğini belirten  Beysülen, “ Bir ülkeyi yönetirseniz toplumun bazı duygularını  çok iyi  istismar edeceksiniz. Maalesef şu andaki iktidar, halkı mağdur ettiği halde mağduru oynuyor. Bunu topluma  çok iyi kabul ettiriyor. Arkasında çok güçlü bir medya gurubu bulunuyor. Yine bu iktidar insanların hem dini duygularını hem de milliyetçiliği kullanmaya başladı. Bu iki duygu toplumda çok önemlidir. Bu iki duygu iyi kullanıldığında o toplumu teslim almak kolaylaşır. Toplumumuz  bu argümanlar üzerinden teslim alınmış durumda. İnsanların dini vecibelerini yerine getirmesi başka bir şey. Dinin siyaset için kullanılması ayrı bir şeydir. Bizim karşı olduğumuz durum dinin meta olarak kullanılmasıdır. Sade vatandaşlarımızın dini  vecibelerini yerine getirmesine diyecek bir şeyimiz olamaz. İnsanların inançları doğrultusunda yaşamaları  normaldir. Bu konuda dindarlara önemli görevler düşüyor dinin bir meta aracı olarak kullanmalarına izin vermemeleri gerekir. İkinci bir husus seçimlerden sonra yükselen bir milliyetçilik dalgası var. Türkiye çatışma ortamına sürüklenmek isteniyor,bundan siyaset rant elde edilmek isteniyor.Buna engel olmak gerekir.Bu siyaset devam ettiği sürece  toplumu teslim almak, iktidarın  yanına çekmek kolaydır. Hükümetler her zaman sermayenin temsilciliğini yapıyor. Bu hükümet ülkenin birçok ortak değerini özelleştirme adı altında sattı. Son zamanlarda ortaya çıkan belgeler  ülkenin durumunu ortaya koyuyor” dedi    

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.