Bazen insan kendi yazdıklarını anlatmak yerine, başkasının satırlarında kendisiyle karşılaşır. Yıllar boyunca yazdığınız şiirlerin, denemelerin, mektupların bir başka kalemin dünyasında nasıl karşılık bulduğunu görmek ise ayrı bir mutluluk, ayrı bir heyecandır.

Eskimeyen Mektuplar adlı kitabım üzerine Özlem Tezcan Dertsiz’in kaleme aldığı ve Bekir Yurdakul’un köşesinde okurla buluşan “84. Yaş Armağanı: Eskimeyen Mektuplar” başlıklı yazı da benim için böyle bir karşılaşma oldu.

Bir kitabın yolculuğu, matbaadan çıkıp okurun eline ulaşmasıyla tamamlanmıyor. Bazen bir anıyı uyandırıyor, bazen geçmişten bir sesi bugüne taşıyor; bazen de hiç beklemediğiniz bir anda başka bir yazarın kalemine konuk oluyor. İşte o zaman sözcüklerin insandan insana uzanan görünmez bağını bir kez daha hissediyorsunuz.

Bu güzel değerlendirmeyi kendi köşemde sizlerle de paylaşmak istedim. Başta Özlem Tezcan Dertsiz olmak üzere, yazısında Eskimeyen Mektuplar’a yer veren Bekir Yurdakul’a ve kitabı okuyup düşüncelerini paylaşan bütün dostlara gönülden teşekkür ediyorum.

Şimdi sözü, Eskimeyen Mektuplar’ın bir başka kalemde bıraktığı izlere bırakıyorum.