Hiçliğin sığ sularında., sonsuzluğun doruklarında aklım.

Olimpostan “Yedi uyurlar” denen bir antik kentin taşlarına can vermek istiyorum.

Gökçeada’nın oralarda bir güzellik çamuru varmış, diyorlar. Zaten her şey, bir varmış, bir yokmuş, parantezinin içinde tutsak değil mi? Zaten tutsak değil miyiz; enikonu, en azından bir Dünya’lı olarak. Milyarlarca yıldız varken niye bu mavi portakal da doğmak-ölmek. Tutsak olmasaydım başka gezegene başka galaksilere gitmek isterdim belki de.. Çünkü, belki oralarda Olimpos’taki tanrılar gibi, ölümsüzlük var.

Bizim Lokman Hekim çok aramış ölümsüzlük otunu. Söylentiye göre bulmuş da. Peki, bulmuşsa niye önlemini almadan köprüden geçerken düşürmüş. Kim bilir belki, bile bile yapmış bunu. Sonsuzluğu sonsuzlukta, sonsuza değin yaşamak… Akıl alır gibi değil. Belki de katlanılamaz. Çünkü insanoğlu her canlı yaşlandıkça moruklaşıyor. Dinamiz mi, enerjisi azalır. Eh, böyle yaşamanın maskarası olacağına, sat anasını gitsin…

Ölümsüzlük, kolay iş değil, gibi geliyor bana.

***

Öyle bir çapraşık girişten sonra gelelim saadete!...

Yok canım ne saadeti “Sadet’e. Yani neredeyse “sedat’a çıkacak ağzımdan.

Evlilik, yani “çekirdek aile” toplumun temel taşıdır. Böyle bildik, böyle yaşadık. Bu kutsal kurumu yıpratma çabalarına aklım ermez. Evlilik “bir imza” imiş. Böyle bir indirgeme hangi sakatlığın üleşimiş. O imza bir simge ve kardeşim!.. deseniz de anlayan kim. Evlilik yuvadır. Bunun yerine birlikte yaşamak olayı devreye sokulmak isteniyor. Cinselliğin önemi yok mu? Olmaz olur mu? Kesin olarak bir gereksinim olarak var. Çünkü cinsellik bir gereksinim.

Evlilik aşkı öldürür-müş.. bana göre gereksinim olarak yaşar, yaşanır. Peki, birlikte yaşamanın neleri yok ettiğini düşünebiliyor musunuz?

Hepsi bir yana çocuklar için de evlilik elzemdir.

Düşün taşın yoktur işin…”

Bakın sanal alemde” Nasıl küçük düşürülmekte:

Aşk birliktelik, meşk beraberlik, evlilik çoraplarım nerede?”

Aşk:şiir yazmak, meşk: telefon vermek, evlilik; alış- veriş listesi”

Bunları duymak bile en azından bilincimizi şaşırtır… Evliliği küçümsemek anlamına gelir….Çünkü “görünen köy kılavuz istemez.”