Koç, bu sözlerin emekçilerin yaşadığı derin yoksulluğu hafife aldığını ve siyasi sorumluluğu yerel yönetimlere yüklemeye yönelik olduğunu söylerken, bunun asıl sorumlusunun hükümet olduğunu ifade etti.
Koç yaptığı açıklamada, yoksulluk sınırının 90 bin liranın üzerine çıkmasının nedeninin belediyeler değil, 23 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarının uyguladığı ekonomik politikalar olduğunu söyledi.
Asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığına, emekli maaşlarının kira bedeline dahi yetmediğine dikkat çeken Koç, kamu emekçilerinin maaşlarının her geçen ay eridiğini kaydetti.
“Merkezi bütçeyi kontrol eden, vergileri toplayan, asgari ücreti ve emekli maaşlarını belirleyen iktidarın temsilcilerinin sorumluluğu yerel yönetimlere havale etmesi açık bir siyasal kaçıştır” diyen Koç, Sayın Aksal’ın sözlerinin ekonomik gerçekleri gizleyemeyeceğini belirtti.
Koç, samimi bir yoksulluk tartışması yapılacaksa şu soruların yanıtlanması gerektiğini belirterek, "Asgari ücret neden açlık sınırının bu kadar altında? Emekli neden çalışmak zorunda kalıyor? Kamu emekçisi neden ek iş yapmadan ay sonunu getiremiyor?Vergi yükü neden emekçinin, çiftçinin ve esnafın sırtında?" dedi.
Yoksulluğu yaratan politikaların hesabı verilmeden, yoksulluğun sonuçlarının muhalefet belediyelerine fatura edilmesinin ne adil ne de inandırıcı olduğunu kaydeden Koç, “Bu düzeni savunanların emekçilere ve emeklilere söyleyecek sözü kalmamıştır. Yoksulluğun nedeni emekçiler ve emekliler değil, yanlış politikalardır. Çözüm algı siyaseti değil, adil gelir dağılımıdır” diye konuştu.
Yoksulluğun sorumluluğunun belediyelere yüklenemeyeceğini belirten Mehmet Koç, yaptığı açıklamada şöyle devam etti:
"AKP Edirne Milletvekili Fatma Aksal’ın, “Eğer yoksulluk sınırı 97 bin liraysa, Edirne Belediyesi başta olmak üzere CHP’li belediyeler en düşük maaşı 97 bin lira yapsın” şeklindeki açıklaması, emekçilerin yaşadığı derin yoksulluğu hafife alan, ekonomik gerçeklerden kopuk ve siyasi sorumluluğu gizlemeye yönelik bir yaklaşımdır. Öncelikle sorulması gereken soru şudur:Yoksulluk sınırının 90 bin Liranın üzerine çıkıp 100 bin Liraya dayanmasının sorumlusu belediyeler mi, yoksa ülkeyi 23 yıldır yöneten AKP iktidarı mıdır?Asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı, emekli maaşlarının kira bedeline yetmediği, kamu emekçilerinin maaşlarının her ay biraz daha eridiği bir tabloda, iktidarın temsilcilerinin sorumluluğu yerel yönetimlere havale etmesi, açık bir siyasal kaçıştır.
Merkezi bütçeyi kontrol eden, vergileri toplayan, asgari ücreti belirleyen, kamu emekçilerinin ve emeklilerin maaşlarını belirleyen iktidarın temsilcisi Sayın Aksal'ın bu sözleri gerçekleri gizleyemez.Eğer samimi bir yoksulluk tartışması yapılacaksa, asıl konuşulması gereken şunlardır: Asgari ücret neden açlık sınırının bu kadar altında? Emekli neden çalışmak zorunda kalıyor?Kamu emekçisi neden ek iş yapmadan ay sonunu getiremiyor?Vergi yükü neden emekçinin, çiftçinin, esnafın sırtında?Yoksulluğu yaratan politikaların hesabını vermek yerine, yoksulluğun sonuçlarını muhalefet belediyelerine fatura etmek ne adildir ne de inandırıcıdır."
Bülent Sarıçiçek
