Kendisini Kutup Yıldınıza benzetirim bazen. Yolunu yitirenler, o yıldıza bakarak doğru yolu bulurlar. Bu eskiden çok daha önemliymiş. Çünkü teknik bu denli gelişmemişti.

İlkokulda öğrenciyken doğru yolu bulabilmenin işaretlerini öğrendiğimizi anımsıyorum.

Kutup yıldızı hep aynı yerde kuzeyde durduğu içim ona Kazık Yıldız dendiğini de anımsıyorum.

Şimdilerde de yönünü bulmak niyetinde olanlar benzettiğim yerde doğruyu, iyiyi, arayabilirler . Çünkü o yıldız kimlere yol göstermedi.

Onun gösterdiği yoldan gidenlerse başarılı olmuşlardır, olacaklardır…

Gösterdiği yıldan ayrılanlar, çamura batmışlar, çıkar yol bulamamışlar yok olup gitmişlerdir ya da gideceklerdir.

ATATÜRK’Ü bazen da güneşe benzetirim. Saçtığı aydınlık her yanda ve yerde geçerlidir. Ve tutsakları cesaretlendirip, aydılığını onlara bile ulaştırır. Sanki o dünyayı aydınlatan ikinci güneştir. Aydınlığı arayıp da bulamıyorsanız Onun gözlerine bakın, yeter.

Halk ve Ona inanan yetkililerle öyle bir atak yaptılar ki, küllerin içinden yeni bir devlet (TÜRKİYE CUMHURİYETİ) yaratıldı.

Atatürk öncü ve lider olmayaydı, böyle bir şey olabilir miydi? Yanıtını bu yazıyı okuyanlar versin bence.

Bütün Dünya O’na inanmış, güvenmiş ve övgüler yağdırmaktayken, bizim örümcek kafalılar elli belki de yüzyıl gerilerden beslenerek, karı görüşte… Bu da sömürgenlerin çıkarcıların kafatasçıların sesidir. Kulak asmaya değmez. Çünkü akıl var bilim ve mantık var. Ve hurafelerle uğraşmaya zamanımız yok.”Savunma söz konusu değilse savaş, cinayettir.

Ve artık: “Herkes Ay’a, biz yaya,

Su akar Türk bakar” olmayalım artık…

Uygarlık, , şu üç tarafı denizlerle kaplı ülkemize yakışmıyor, yakışmayacak… Biline….

Ve şu deyişleri asla unutmamalıyız. Kutup Yıldızı’da’ güneş de bunları arıyor ve bekliyor… Akıl, bilim nerde, biz orda olmalıyız…

Bir de şu erişilmez güzellikteki sözlerine , ırkımız ve inancımız ne olursa olsun:

Yurtta barış, Dünya’da barış”

Kimseden ne bir karış toprak isteriz, kimseye bir karış vermeyiz.”

Savunma durumunda kalmadıkça savaş, cinayettir.”

Kaz kafalıların da aklı başına gelecek bir gün elbet, Umarım insanlık geç kalmamıştır….

Bu konuda Öğretmen adaylarına yazdığım şiir:

IŞIKLAR BULUN

Dersanenizden başlayın

Dağılınca dört bir yana

Tebeşirle karatahtayı

Her ders her konu, her gün aklayın

Işıklar saçın öğrencilerinize ışıklar

Kıvılcımdan güneşe kadar

Sonra bahçede ne varsa

Sarmaşık, ayrıkotu, diken baldıran

Hepsi aşılanmalı bir bir

Bilim, uygarlık, özgürlük

Gönlündeki öfke değil sevgidir

Işıklar gösterin çevrenize

Bujiden atoma kadar

Sonra ülkeye uzansın elleriniz

Kalmasın köşelerde kir,pas, örümcekler

Taklitçilere, bölücülere inanma

Sevgi dolsun içine, dağılsın öfkeler

Işıklar bulun yurdumuza ışıklar

Teknikten bilime kadar

Papağanları, baykuşları kovun

Geceleri ışıkla, ışıkla doldurun

Dikileni kırma, inandır

Ellerini öfkelere değil sevgilere daldır

Işıklar gösterin insanlığa ışıklar

Barıştan sevgiye kadar

Karanlıklardan kalan kirler kürenmeli

Yaratmalısın küçücük çağdaş anıtlar

Tek bir ışık gönüllerde tek

Kemalizm kokmalı bütün yapıtlar

Atatürkler bulun yurdumuza Atatürkler

Atatürk’ten Atatürk’e kadar

Necdet TEZCAN