Salim SAVCI ile paydalarımız var. “Öncelikle; ikimiz de Keşan-Önder Gazetesinin köşe yazarıyız. O, kendi köşesinden kendince eser; ben de kendi köşemden…

İkimiz de birer eğitimciyiz. Yani öğretmen emeklisi.

İkimizin de yazarlığı ve kitapları var.

Ancak; o Ankara’da yaşar, ben Edirne’de…

Son şiir kitabım “ Güz Üşümeleri”nden göndermiştim. Hiç gecikmeden bir kitabı ve mektubuyla sevincime sunuverdi.

Buraya geçici bir nokta koymalıyım.

Bu benim 8. Kitabım. Çok kişilere özellikle bu işin içinde olanlara hepsinden ayrı ayrı postaladım. Unuttuklarım, adresini bilemediğim için ulaşamadıklarım da olmuştur.

Çok kişi bu ilgiyi karşılıksız bırakmadı. Bazıları da yazdıklarıyla bu inceliği gösterdi.

Bildiğimce doğal olanı da bu ya da böyle…

Ben de aynı şeyleri yapmaya çalıştım hep. Bana gelen bir çok kitabı köşemde tanıtmaya çalıştım.

Ancak bazıları tınlamadı bile. Ne bir ses, ne bir nefes. Ne uzaktan, ne yakından tık yok. Bu bir anlamda saygısızlık olsa bile yine de öyle düşünmek istemiyorum. Ya zaman bulunulamamıştır, sorunlar gündemdedir v.b.

Küçümsedikleri için yanıtsız bırakanlar olmuş mudur? Bunu aklıma bile taşımak istemiyorum. Zaten böyle düşünenler beni ilgilendirmez.

Noktayı kaldırıyorum şimdi. Ve sayın SAVCI’ya dönüyorum. Gönderdiği yapıt, Kurtuluş Savaşı Öyküleri’nden oluşuyor:

O GELİYOR” Şöyle imzalamış:

Necdet Tezcan’a,

Keşan /ÖNDER’de çıkan yazılarınızı okuyorum. Çok teşekkür eder; sevgi, saygı sunuyorum. Ankara, 10.12.2004, Salim Savcı”

Mektubundan bazı alıntılar:

“…En yakın ilgiyi Keşan/ÖNDER gösterdi. 1,5 saatliğine Keşan’ı gördüm. Keşan’ı sevdim. Bu sevgi yazı yazmamda etken oldu, oluyor. Soranlara, ben biraz Keşan’lı sayılırım derken onur duyuyorum.

GÜZ ÜŞÜMELERİ” şiir kitabınız beni çok sevindirdi. Bir şiiri okurum da, yorum yapamam. Ama şiirleriniz sizi geleceğe tanıtma niteliğine sahiptir.

Daha ne denir, Salim Savcı Hoca’ya? Bu ilgi, sevgi, az şey mi? Kocaman bir teşekkür sana, S.Savcı Hocam…