1975 yılından itibaren Birleşmiş Milletler kararı ile resmen kutlanmaya başlanan Dünya Kadınlar Günü kadınların eşit haklar taleplerinin dile getirildiği gündür .
Günün tarihsel derinliği, 8 mart 1857’de ABD’deki tekstil işçisi kadınların çalışma koşullarının direnişine dayanıyor.
Kadınların 179 yıl öncesi başlattıkları eşit haklar talebi devam ediyor.
Ülkemizde Medeni Kanunun kabulü , ardından seçme ve seçilme haklarına dair düzenlemelerin yapılması kadınlarımız için eşitlik alanında onlara sunulan önemli gelişmelerdi.
Ama,Dünyada olduğu gibi yüzyılların getirdiği ‘Erkek Egemen’ anlayışı değiştirmek kolay değildi.
Cumhuriyet dönemi ile birlikte ilkleri başaran kadınlarımız geriden gelenlere cesaret vermiş. Kadınlarımız sosyal hayatın her noktasında sorumluluk almaya başlayarak seçilme haklarında yol katetmişlerdir.
Bu yazı dizimizde Merkez İlçemizin 7 mahallesinde Kadın kimliği ile ilki gerçekleştiren kadın Muhtarlarımızın, İl Genel Meclisi Başkanımızın ve Belediye Başkanımızın sorularımıza verdikleri cevapları okuyacağız. Başarılarının kadınlarımıza örnek olmasını temenni ediyorum. Tüm kadınlarımızın eşitlik içinde yaşamı paylaşmaları dileklerimle 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ kutlu olsun. Söz yerelde seçmen iradesiyle İlki başarmış kadınlarımızın…
Sayın Gencan , Kentimizde bir ilki başarmış kadın Belediye başkanı sıfatınızın kadınlarımızın cinsiyet eşitliği haklarını kullanmada örnek olması temennisiyle sizle birkaç soru yöneltmek istiyorum.
1- Kendinizi tanıtır mısınız?

Ben Filiz Gencan. 1983 yılında Edirne’de, iki çocuklu bir ailenin büyük kızı olarak dünyaya geldim. Çocukluğum ve gençliğim bu şehrin sokaklarında, okullarında, insanlarının arasında geçti.
İlk ve ortaöğretimimi Edirne’de tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde hukuk eğitimi aldım. 2007 yılında mezun oldum ve 2008’den itibaren memleketim Edirne’de avukatlık yapmaya başladım. 2017 yılından bu yana da arabulucu olarak görev yapıyorum.
Meslek hayatım boyunca Edirne’de yaşayan insanların sorunlarına, beklentilerine ve umutlarına yakından tanıklık ettim. Bu deneyim beni siyasette daha aktif sorumluluk almaya yöneltti.
2019 yılında Edirne Belediyesi Meclis Üyesi olarak seçildim; Meclis Başkan Vekilliği ve Ulaşım Komisyonu Başkanlığı gibi görevlerde bulunarak kentimize hizmet etme sorumluluğunu üstlendim.
31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Edirne halkının takdiriyle Belediye Başkanı seçildim.
Benim için belediye başkanlığı bir makamdan çok daha fazlası. Doğduğum, büyüdüğüm ve her sokağında anım olan bu şehre hizmet etmek büyük bir sorumluluk ve aynı zamanda büyük bir onur.
2- Başkan adayı olurken bir kadın olarak halen baskın “erkek egemen” anlayışın size zorluk çıkaracağını düşündünüz mü?
Gerçekçi olmak gerekirse; Türkiye’de siyaset uzun yıllar erkek egemen bir alan olarak şekillendi. Bu nedenle kadınların karar mekanizmalarında yer alması hâlâ kolay değil.
Ancak Edirne her zaman ilerici, Cumhuriyet değerlerini güçlü şekilde benimsemiş bir şehir olmuştur.
2024 yerel seçimlerinde kentimizde çok önemli bir tablo ortaya çıktı. Bir kadın belediye başkanı seçildi, kadın İl Genel Meclisi Başkanı görev aldı ve birçok mahallede kadın muhtarlarımız seçildi. Bu tablo Edirne toplumunun eşitlikten yana duruşunun güçlü bir göstergesidir.
Ben bu süreci hiçbir zaman “kadın-erkek yarışı” olarak görmedim. Bu, liyakatin, emeğin ve kararlılığın yarışıdır.
Ama şunu da özellikle söylemek isterim: Kadınların karar mekanizmalarında daha fazla yer aldığı bir şehir daha adil, daha kapsayıcı ve daha güçlü bir şehir olur.
Bugün genç kızlarımıza gönül rahatlığıyla şunu söyleyebiliyoruz:
İsterseniz, çalışırsanız ve inanırsanız başarabilirsiniz.
3- 1867 yılında kurulan tarihî bir belediyenin ilk kadın Belediye Başkanı olarak bu göreve geldiğinizde nasıl tepkiler aldınız?
Edirne Belediyesi 1867 yılında kurulan, 150 yılı aşan köklü bir geçmişe sahip bir kurum. Böyle bir belediyenin ilk kadın belediye başkanı olmak benim için hem büyük bir gurur hem de büyük bir sorumluluk.
Göreve başladığım ilk günden itibaren Edirneli hemşerilerimden çok güçlü bir destek gördüm. Çarşıda, pazarda, sokakta karşılaştığım hemşerilerimin samimi yaklaşımı bana büyük bir motivasyon verdi.
Ama beni en çok etkileyen şey özellikle kadınlardan ve genç kızlardan gelen duygulardı. Birçok kadın “Bizden biri orada” diyerek gurur duyduklarını ifade etti.
İşte o an şunu daha iyi anladım: Bu görev yalnızca bir kenti yönetmek değil; aynı zamanda kadınların hayatın her alanında var olabileceğini göstermektir.
Bu yüzden Edirne’yi adalet, eşitlik ve şeffaflık ilkeleriyle yönetmeye; bu şehrin her ferdinin kendini ait hissettiği bir kent oluşturmaya kararlıyım.
4- Belediyenizde kadın istihdamı oranı nedir?
Edirne Belediyesi olarak kadınların çalışma hayatında ve özellikle karar mekanizmalarında daha güçlü yer almasını çok önemsiyoruz.
Kurumumuzda kadın çalışan oranı henüz arzu ettiğimiz seviyede değil; ancak geçmiş yıllara kıyasla önemli bir artış olduğunu söyleyebilirim.
Belediyemizde toplam personel içerisinde kadın çalışan oranı yaklaşık %25 seviyesindedir.
Bunun yanında yönetim kademelerinde de kadınların yer almasını önemsiyoruz. Bugün belediyemizde müdürlük görevini yürüten birçok kadın yönetici bulunuyor.
Ancak bizim hedefimiz yalnızca sayıyı artırmak değil. Kadınların güvenli, saygılı ve eşit koşullarda çalışabildiği bir kurumsal kültürü güçlendirmek.
Çünkü inanıyorum ki kadınların üretimde, yönetimde ve kamusal hayatta daha fazla yer aldığı kentler daha adil ve daha yaşanabilir kentlerdir.
5- 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle kadınlarımıza neler söylemek istersiniz?
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir kutlama günü değildir. Bu tarih, kadınların eşitlik, emek ve hak mücadelesinin simgesidir.
Bugün geldiğimiz noktada kadınlar hayatın her alanında büyük başarılara imza atıyor. Ancak hâlâ aşılması gereken birçok eşitsizlik olduğunu da biliyoruz.
Kadınların daha eşit bir yaşam sürdürebilmesi için üç temel başlık çok önemli:
eğitim, ekonomik bağımsızlık ve karar mekanizmalarında temsil.
Biz Edirne’de kadınların sosyal, ekonomik ve kültürel hayatta daha güçlü yer alabilmesi için projeler üretmeye devam ediyoruz. Kadın merkezleri, üretim atölyeleri ve dayanışma alanları bu anlayışın bir parçasıdır.
Ama eşitlik sadece kurumların çabasıyla değil, toplumsal dayanışmayla büyür.
8 Mart vesilesiyle tüm kadınlara şunu söylemek isterim:
Sesinizi kısmayın. Haklarınızı talep etmekten vazgeçmeyin.
Çünkü kadınların güçlendiği bir toplum, herkes için daha adil ve daha umutlu bir gelecektir.
--------------------------------------------------------------------------------
Sayın Gegeoğlu ,8 mart Dünya kadınlar günü nedeniyle ilimizde ilkleri başaran kadınlarımızın başarı öykülerine not düşmek istedik.Bu konuda size birkaç sorum olacak.
1-Bize kendinizi tanıtır mısınız?

1977 yılında Edirne’de doğdum. Eğitim hayatımı Edirne’de tamamladıktan sonra
özel sektörde sigortacılık alanında çalıştım. 2008 yılında Cumhuriyet Halk Partisi’nde aktif görev alarak siyasi hayatıma başladım.
2012–2026 yılları arasında CHP Edirne İl Kadın Kolları Başkanlığı görevini yürütmekteyim.
30 Mart 2014 Yerel Seçimlerinde Edirne Belediye Meclis Üyesi seçildim.
2014–2019 yılları arasında Edirne Belediye Başkan Yardımcısı olarak görev yaptım.
31 Mart 2019 Yerel Seçimlerinde Edirne İl Genel Meclisi Üyesi seçildim.
2020-2024 CHP Kadın Kolları MYK Üyesi olarak görev aldım.
31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde Edirne İl Genel Meclisi Üyesi seçildim.
19 Nisan 2024 tarihinde Edirne İl Genel Meclisi Başkanı seçildim.
Bu görevle Edirne’nin ilk kadın İl Genel Meclisi Başkanı oldum.
Görevler:
- 2012–2026 CHP İl Kadın Kolları Başkanı
- 2014–2019 Belediye Meclis Üyesi
- 2014–2019 Belediye Başkan Yardımcısı
-2020 2024 CHP Kadın Kolları MYK Üyesi
- 2024– İl Genel Meclisi Üyesi
- 2024– İl Genel Meclisi Başkanı
2-İl Genel Meclis üyesi-Başkanı olma düşüncesine halen‘’Erkek Egemen ‘’anlayışın baskın olduğu ortamda nasıl vardınız?
İl Genel Meclisi Başkanlığı görevine seçildiğim günün benim için ayrı bir anlamı vardı. Edirne’de bu görevi üstlenen ilk kadın başkan olmak elbette gurur vericiydi ama aynı zamanda büyük bir sorumluluk yükledi. Bu görevi yalnızca bir makam olarak değil, Edirne’ye ve özellikle köylerimize daha iyi hizmet edebilmek için önemli bir fırsat olarak gördüm. Kadınların siyasette daha fazla yer alması gerektiğine inanan biri olarak, bu görevin aynı zamanda bir temsil sorumluluğu taşıdığının da farkındaydım.
Ben siyaseti her zaman bir hizmet alanı olarak gördüm. İl Genel Meclisi Başkanlığı görevini yürütürken temel amacım Edirne’nin her köşesine eşit hizmet götürülmesini sağlamak, köylerimizin gelişmesine katkıda bulunmak ve vatandaşlarımızın yaşam koşullarını iyileştirmektir. Bu süreçte edindiğim en önemli deneyim, birlikte çalışmanın ve ortak akıl üretmenin ne kadar değerli olduğudur.
3-Kuruluş yılı 1913’lere dayanan İl Özel İdaresi Meclisine başkanlık ederken kadın kimliğiniz nedeniyle karşılaştığınız zorluklar ve kolaylıklar nelerdir?
İl Genel Meclisi gibi kurumlar uzun yıllar boyunca daha çok erkeklerin görev yaptığı alanlar olmuştur. Bu nedenle göreve başladığım ilk dönemlerde yaptığınız işi daha fazla anlatmanız, kendinizi daha net ortaya koymanız gerekebiliyor. Kadın bir yönetici olarak zaman zaman daha fazla çalışmanız ve daha fazla üretmeniz gerektiğini hissediyorsunuz. Ancak zaman içinde birlikte çalıştığımız meclis üyeleri ve kurumlarla güçlü bir çalışma ortamı oluşturduk. Karşılıklı saygı ve güvene dayanan bir anlayışın yerleşmesiyle birlikte işler daha da kolaylaştı.
Kadın olmanın bazı zorlukları olduğu kadar önemli avantajları da olduğunu düşünüyorum. Özellikle vatandaşlarla kurulan ilişkilerde daha samimi bir iletişim ortamı oluşabiliyor. Köy ziyaretlerinde ve saha çalışmalarında insanların sorunlarını daha rahat dile getirdiğini gözlemledim. Bu da sorunları daha yakından görmemize ve çözüm üretmemize katkı sağladı. Birçok vatandaşımızın özellikle bir kadının bu görevi yürütmesinden memnuniyet duyduğunu ifade etmesi benim için ayrıca anlamlıdır.
4-Meclis başkanlığınızın kadınlarımıza örneklik ve cesaret verebileceğini düşünüyor musunuz? 8 Mart Dünya kadınlar günü nedeniyle toplumsal sorumluluk almak isteyen kadınlarımıza önerileriniz nelerdir?
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, kadınların eşitlik, emek ve özgürlük mücadelesinin simgesidir. Bu özel gün vesilesiyle kadınlara en önemli tavsiyem, hayatın her alanında daha güçlü ve daha görünür olmalarıdır. Kadınların bulunduğu her yerde hayatın daha adil ve daha yaşanabilir hale geldiğine inanıyorum. Bu nedenle kadınların eğitimde, üretimde, çalışma hayatında ve özellikle karar alma mekanizmalarında daha fazla yer almaları büyük önem taşımaktadır.
Kadınlara her zaman kendilerine güvenmelerini ve hayallerinin peşinden gitmelerini tavsiye ediyorum. Haklarımızı korumanın ve geliştirmenin yolu, birlikte hareket etmekten ve dayanışmadan geçmektedir. Kadınların birbirine destek olması, güçlerini birleştirmesi toplumun geleceği açısından büyük değer taşır.
Özellikle genç kadınlara ve kız çocuklarına seslenmek isterim: Eğitimden ve üretmekten asla vazgeçmeyin. Kendinizi geliştirin, sözünüzü söylemekten çekinmeyin ve hayatın içinde aktif olun. Toplumun her alanında yer almak sizin en doğal hakkınızdır.
Kadın emeğinin görünür olduğu, eşitliğin sağlandığı ve kadınların kendilerini özgürce ifade edebildiği bir toplum hepimizin ortak hedefi olmalıdır. Daha güçlü bir toplumun yolu güçlü kadınlardan geçer. Bu inançla tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyor, eşitlik ve dayanışmanın büyüdüğü yarınlar diliyorum.