1919’un Mayıs ayının 19’u, Samsuna ayak basan Mustafa Kemal memeleketin durumunu şöyle özetliyordu.

Ülkenin vaziyeti;Osmanlı Devletinin dahil olduğu grup ,Dünya harbinde mağlup olmuş,ordumuz her tarafta zedelenmiş,yaptırımları ağır bir mütareke imzalanmış.

Uzun harbin sonunda millet yorgun - fakir ,ordunun elinden silahı ve cephanesi alınmış ve alınmakta idi

Ülkeyi Genel Harbe sokanların bir kısmı ülkeden ayrılmış,Saltanat kendi konumunu korumak derdine düşmüş ,Millet kendi kaderine terk edilmiş görünüyordu.

Ülkenin bu çıkmazdan kurtulması için düşünülen üç karar ;

Birincisi ,İngilterenin himayesini talebetmek.

İkincisi, Amerika mandasını (vesayetini) talebetemek.

Üçüncüsü Mahalli kurtuluş çareleri ile kendi yörelerini kurtamaya çalışmak.

Mustafa Kemal bu düşüncekere katılmadığını Nutukta şu sözlerle açıklıyor.

‘’Efendiler,bu vaziyet karşısında bir tek karar vardı.O da hakimiyeti milliyeye müstenit, bilakaydüşart müstakil yeni bir Türk Devleti tesis etmek!’

Daha İstanbuldan çıkmadan evvel düşündüğümüz ve Samsunda Anadolu topraklarına ayak basar basmaz tatbikine başladığımız bu karar olmuştur.

Kurucu önderimiz Mustafa Kemal olumsuz şartlara rağmen milletin önünedüşerek ,Kurtuluş Savaşımızı örgütlenmesinde görev yapacak Millet Meclisimizin 23 Nisan 1920 günü açılışını tüm dünyaya ilan edecekti.

Bu Anadoluda daha adı konmamış halkın irdesine dayalı bir devletin kurulacağının işaret fişeğiydi.

Halk iradesinin tecelli ettiği TBMM 106 yıldır görevde.

Meclisimizin açılış günü ,aynı zamanda yarının büyükleri çocuklarımıza armağan edilen bir bayram .

Amaç çocuklarımızın seçme –seçilme hakkının vazgeçilmez bir hak

olduğunun bilincine vardılırılması.

Çocuklarımızın ortak iradeleriyle yaşamın daha paylaşılabilir hale gelebileceğini hisetirmek olduğunu söyleyebiliriz.

Yaklaşık 18 milyon çocuğumuz okullarımızda eğitim görüyor.

Çocuklarımızın okularında sağlıklı eğitim görmesi için okul içi ve okul dışı her türlü olumsuz uyaranlara karşı korumak önümüzdeki en önemli görev.

Okul içi ve okul dışı tüm paydaşlar uzlaşı içinde sonuç alıcı karar almalı diyor,kahredici olayada yaşamını yitiren Ayla öğretmenime , bayramlarını kutlayamayan yavrularımıza Rahmet diliyorum.

Son sözümde Monarşi sözünü dolaşıma sokanlara olsun.

Türk Ulusu 23 Nisan 1920’de İradesinin tecelisinin kayıtsız şartsız Milli İradeye dayalı TBMM olduğunu duyurmuş,Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları Monarşiyi tarihin geçmiş sayfalarında bırakarak CUMHURİYETİ geleceğe emanet etmiştir.

MİLLİ EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!