Sayın: Y.Bekir YURDAKUL
Yeni yayımladığım ESKİMEYEN MEKTUPLAR yapıtımla ilgili tanıtım yazınız için çok ve candan teşekkürlerimi iletir, saygılar sunarım.
Yazınızı severek okudum. Bundan daha güzel bir yaklaşım kanımca olamazdı.
Bir kez daha candan ve içten kutlar, saygılarımı iletirim.
Başarılarınızın devamı dileğiyle…
VE İŞTE YAZINIZ:
Kalemli Kitap ya da
Yazarak Direnmek! *
Y. Bekir Yurdakul
(…..)
Artık çoğun bilgisayarlar yoldaş olsa da yazmalarımıza kalemin, kâğıdın yeri, yazıya yaraşırlığı yine de başka işte. “Kalem kalemdir!” çığlığındaki varsıllığı, bulaşmadığı yer/ alan kalmayan bilgisayarda bulmak olacak iş değil! Yazıyı, kitabı, mektubu kaleme almak var da bilgisayar o mahallenin gelgeç konuğu bile değil hâlâ…
Ah ki ah o mektuplar! Her biri dünyalara değer, yüksünmeden taşır o birkaç sayfacıkta dünyaları hem de yıllarca.
Sözcüklerle bir ömür süren çabasını uzak-yakın bir telaşla izlediğim Necdet Tezcan öğretmenim, iki incelikli emeğini imzalayıp ulaştırmış, var olsun. Şiirsel Yazılar da dediği
Esince 1 ve Eskimeyen Mektuplar. 2
“Darağacına kuşlar konar mı gülüm…” dizesi karşılıyor beni
Esince’nin bahçe kapısında. “Özlem şarkıları söylerken/
Kurumuş gül yaprakları/ Çocukluğumun fundalığını özetler/
Ev ekmeği kokuları…” o bir daha ele geçmez ülkeden
bugünün açmazlarına, hayat günlüğünden yaşamımızı özenle
bezeyen renklere uzanıyor hüzünler eşliğinde. Çokça keder
seziliyor dizeler boyu, umutlarımıza uzak iklimler
tanımlayan, o bungunlukla baş etmelerindeyse yoldaşı, hep sözcükler.
“Hep şiir fidanı ekmeye çalışmıştı çocukluğum/ Emekleyen barışın güz topraklarına…” deyişi bir hayıflanma değil, aksine o büyük umuda varıyor sözün akışında: “Ne derseniz deyin bu fidan elbette yeşerecek…”
***
Eskimeyen Mektuplar, şiirlerle çoğalan bölümlerden oluşuyor: Başta Behçet Necatigil, yazar dostlardan gelen, Tezcan öğretmenin gözü gibi sakındığı mektuplar, dost imzalar, kendi yazdıkları, şiirlerinden seçmeler…
Behçet Necatigil’in mektuplarını okurken tadına doyulmaz bir zamanda yolculukta duyumsadım kendimi.
Necdet Tezcan’ın mektuplarından birine, alır almaz yanıt verirken sözlerine, “Cevapları ertelenmiş, o yüzden yazılmamış nice mektuplar vardır…” notuyla başlıyor Necatigil. Bunları okuyunca karşılık vermeyi epeyce ertelediğim, dolayısıyla yanıtsız bıraktığım mektupları anımsadım. Biraz olsun rahatladım mı, bilmem?
Sonraki mektubunda aynı konuya değinirken bu kez onlarca mektuba bir anda yanıt verdiğini, “üç aylık işi birden” yaptığını, “ihmalleri gecikmeli de olsa telafi ettiği”ni vurgulayıp sözü bakın nasıl bağlıyor Necatigil? “Hocanı öğrendin artık. Tavsiye ederim, sen de bana benze! Bu, içteki sevgilerin yok olduğunu göstermez çünkü.”
Şevket Yücel, Oktay Yivli, Bülent Güldal, Şinasi Özdenoğlu, O. Nuri Poyrazoğlu, Mehmet Aydın, Veysel Çolak’tan mektuplar… Her biri dergilerin, dönemin edebiyat dünyasının, gündelik akışın tanıklığında dostlukları, yârenlikleri taşıyor elli yılın içinden ses vererek…
………………
* Yenigün, 23 Ekim 2026
1 Esince-Şiirsel Yazılar, Necdet Tezcan, şiir-anı-anlatı, Baygenç Yayıncılık, Mayıs 2024, 80s.
2 Eskimeyen Mektuplar, Necdet Tezcan, mektup, Baygenç Yayıncılık, Ağustos 2026, 96