"HALKIMIZ AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞINA DİKKAT ETMİYOR”

Edirne'nin en eski diş hekimlerinden Tekin Sayınlaş, mesleği konusunda yaptığı konuşmada, halkın diş sağlığına duyarlı olmadığını , diş fırçası ve diş macunu alışkanlığı kazanmadığını belirterek ağız sağlığına önem verilmemesi ile hastalıklara açık kapı bırakıldığını söyledi.

"HALKIMIZ AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞINA DİKKAT ETMİYOR”

Edirne'nin en eski diş hekimlerinden Tekin Sayınlaş, mesleği konusunda yaptığı konuşmada, halkın diş sağlığına duyarlı olmadığını , diş fırçası ve diş macunu alışkanlığı kazanmadığını belirterek ağız sağlığına önem verilmemesi ile hastalıklara açık kapı bırakıldığını söyledi.

Emre SEDEF
Emre SEDEF
29 Kasım 2017 Çarşamba 09:53
"HALKIMIZ AĞIZ VE DİŞ  SAĞLIĞINA DİKKAT ETMİYOR”

    Edirne'nin en eski diş hekimlerinden Tekin Sayınbaş, mesleği ile ilgili olarak yaptığı açıklamada:” 22 Kasım 1908 günü yurdumuzda Diş Hekimliği günü olarak kutlanır. Bu diş hekimliğini resmen başladığı tarihtir. Diş hekimliği Balkan bölgesinde bu coğrafyada en eski olan eğitim kurumlarından birisidir. Daha önceleri, Fransa ve merkezi Avrupa'da olan eğitim, 1908 yılından itibaren bizim topraklarımıza kadar uzandı.Ciddi bir şekilde eğitim verilmeye başlandı. Ağız bakımı  ve diş hekimliğinin insan yaşamındaki önemi ve toplumun bilinçlendirilmesi amacıyla 1996 yılından itibaren” Toplum Diş Sağlığı ve Haftası” olarak bilinçlendirme kutlama amacıyla gündeme gelmiştir. İnsan sağlığı açısından eğitimin rolü çok büyüktür. Diş fırçası alıştırması, yeme içme gibi mikropları ilk karşılaşılan nokta ağızdır. Eğer biz ağzımıza gerekli önemi vermezsek hastalıklara açık bir kapı bırakmış oluruz. İnsan sağlığında bir diş deriz, bir gronon deriz, mikropların yuvasıdır. Açık bir ağız iltihabı bütün vücudumuza mikrop salgılar, o nedenle çok önemlidir. Yalnız yediğimiz gıdalarla değil, ağızda üreyen mikroplarla da hastalıklara yol açmış oluruz.” Dedi
DİŞ FIRÇASI VE DİŞ MACUNU LÜKS OLARAK GÖRÜLÜYOR
Halkın diş fırçasını ve diş macununu bir lüks olarak kabul ettiğini belirten Sayınbaş. “ Halkımız dişlerini düğünlere ve bayramları giderken fırçalar. Sorulduğunda da “ tıraş olduktan sonra dişlerimi fırçalıyorum” denir.  Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda bir sürü yokluklar içindeydi. Bilindiği gibi Onuncu Yıl Marşı'nda “ On yolda on beş milyon genç yarattık her yaştan” derken Türkiye'deki yetişkin insan açığı bir noktada vurgulanır. O zaman okuma yazma da yok, harplerde insanlarımız şehit olmuş ülkede çok az sayıda insanımız kalmış. O koşullarda dişçi dendiğinde o şartlarda dişi ağaran kemsi dişinin ağrısını kesecek insan arar  kahvede handa berberde acısını dindirecek kimseyi  bulurdu. Askerliğini sıhhiye olarak yapan kişilere de  protez yapımında ellerinde bavulla köşe bucak dolaşırlardı. Türkiye'deki bu noksanlık ilk zamanlarda  başka konularda da eğitim yapmış olsa da küçük bir kursla  diş hekimliği yardımcı rolü biçilmişti. Benim Edirne'ye ilk geldiğim yıllarda Edirne'deki öğrencilik yıllarımda Biri biyoloji, diğeri matematik hocası dişçi unvanı ile diş hekimliği yapıyordu. Yasada da bunun yeri vardı.   Bizim ilk kuruluş kanunumuzda “ Dişçiler ve Diş Hekimleri” olarak geçer. 1960 yılanda ben Edirne'de üçüncü diş hekimiydim. Sayımız o kadar azdı. Sonraki yıllarda gelişme oldu.” dedi
DİŞ HEKİMLİĞİNİN TARİHÇESİ
 Türkiye'de 1908 yılında başlayan Diş hekimliği ilk kez İstanbul Kadırga semtinde olduğunu belirten Sayınbaş; “. Bu iki yıllıktı. Daha sonra Beyazıt Kütüphanesinin bitişiğinde Eski Jandarma kışlası diş hekimliği olarak yapılmıştı 1. Dünya Savaş'ında  ahır olan yerler daha sonra ıslah edilerek, klinikler haline geldi. 1945 yılından itibaren, Diş Hekimliği 4 yıla çıktı. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde eğitim veriliyordu.   1964 yılında fakülte haline geldi.1966 yılından sonra da eğitim süresi 5 yıla  çıktı  ve ayrı bir dekanlık halinde faaliyetini sürdürdü. Edirne'de 23-34 tane serbest diş hekimimiz var. Törene katılanlar serbest çalışan diş hekimlerimizdir.Eskiden diş hekimleri muayene açarken veya resmi bir hizmete girdiğinde önce Diş hekimliği odasına girme zorunluluğu vardı. Daha sonra kamuda çalışan diş hekimlerine odaya kalıt zorunluluğu kaldırıldı.  Onun için törene katılan diş hekimleri sadece serbest çalışan diş hekimlerinden oluşuyordu. Resmi kurumlarda çalışan diş hekimleriniz orada yoktu. Bu arkadaşlarımız arzu ettikleri halde üye olabiliyorlar, üye olma zorunlulukları yok” dedi
TIBBİYEDEN HER ŞEY ÇIKAR ARADA DOKTOR DA ÇIKA
 “Tıbbiye'den her şey çıkar arada doktor da çıkar” diye bir söz olduğunu belirten Sayınlaş, “    bizler sosyal olarak halkla ilişkilerle bire bir görüşmelerimizde birçok dostlar edindik. Muayene açmak yalnız ekmek için para kazanmak değil. Bu aynı zamanda çok yönlü olarak halkımızla temasta olmak, onların kültürlerini paylaşmak demektir. Ben bir Edirne çocuğuyum. Doğma büyüme buralıyım. Halkımı yakından çok iyi tanıyorum. Örf ve adetleri yakından yaşadım.  Yetiştiğim yıllarda vesika ekmeği yedim ve yalınayak da gezdim., gıdasız da kaldım. Bu yıllarda bir dizi yokluklarla karşılaştık. Halkımızla bire bir temasımız sonunda zaman zaman mahalli gazetelerde yazılarım yer aldı. daha sonraları 5 tane kitabım neşroldu. Bu kitaplarım Edirne'nin sosyal yaşamı ile ilgili kitaplardır. Bunlar amatörce yazılar eserlerdir. Bizi destekleyen dostları saygı ve sevgiyle anıyoruz. Bu arada resimle de uğraştım dört tane resim sergisi açtım. Bu bizim. Bu bizim bulunduğumuz ortama bir kültür hizmetidir. Ve  ilimize borcumuzdur. ben bunu o yönde telakki ediyorum” dedi   

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.