“ÜRETİCİ MAĞDUR OLMADI”

Ulusal Hububat Konseyi tarafından gerçekleştirilen 2017 Hububat Sezonu Değerlendirme Paneli'nde Ulusal Hububat Konseyi Başkanı Özkan Özpınar, TMO'nun geçtiğimiz hasat zamanında piyasaya geç müdahale ettiği eleştirilerine cevap vererek, “Hiçbir üretici bizim yüzümüzden mağdur olmadı. Biz TMO olarak serbest piyasada dengenin kendi oluşması için bekledik. Burada alıcı istediği rakam üzerinden ürününü satabildi. Sonuç olarak biz de taban fiyatını haziran ayında açıkladık. O nedenle üreticilerin mağdur olduğunu düşünmüyoruz.” ifadelerini kullandı.

“ÜRETİCİ MAĞDUR OLMADI”

Ulusal Hububat Konseyi tarafından gerçekleştirilen 2017 Hububat Sezonu Değerlendirme Paneli'nde Ulusal Hububat Konseyi Başkanı Özkan Özpınar, TMO'nun geçtiğimiz hasat zamanında piyasaya geç müdahale ettiği eleştirilerine cevap vererek, “Hiçbir üretici bizim yüzümüzden mağdur olmadı. Biz TMO olarak serbest piyasada dengenin kendi oluşması için bekledik. Burada alıcı istediği rakam üzerinden ürününü satabildi. Sonuç olarak biz de taban fiyatını haziran ayında açıkladık. O nedenle üreticilerin mağdur olduğunu düşünmüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Emre SEDEF
Emre SEDEF
25 Aralık 2017 Pazartesi 10:34
“ÜRETİCİ MAĞDUR OLMADI”

    Ulusal Hububat Konseyi'nin '2017 Hububat Sezonu Değerlendirme Paneli' 23 Aralık Cumartesi günü Edirne Ticaret Borsası (ETB) ev sahipliğinde ETB Konferans Salonu'nda düzenlendi. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu'nun yanı sıra Ulusal Hububat Konseyi Başkanı Özkan Özpınar'ın da katıldığı panele Edirne'deki çok sayıda çiftçi ve çiftçi kuruluşu temsilcisi de katıldı.
    Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından açılış konuşmasını ETB Yönetim Kurulu Başkanı Özay Öztürk yaptı. Konuşmasında, Türkiye'nin çeşitli illerinden gelen katılımcıları Edirne'de ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını ifade eden Öztürk, hububat ve bitkisel üretimin öneminin her geçen gün arttığına dikkat çekti. 2050'de dünya nüfusunun 10 milyara çıkacağının düşünüldüğünde bu önemin daha da arttığına vurgu yapan Öztürk, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
    “Türkiye'nin dünya hububat üretiminde çok önemli bir yeri var. Trakya'nın da Türkiye hububat üretiminde ayrı bir yeri var Trakya toprakları Türkiye'nin çeltik ekimi alanlarının yüzde 46,1'ini ve çeltik üretiminin de yüzde 46,8'ini karşılarken buğdayda ekim alanlarının yüzde 7,2'sini ve buğday üretiminin de yüzde 10,7'sini karşılıyor. Bu rakamlar arpa ve mısırda ise yüzde 1'e tekabül ediyor. Hububat ürünü olmasa da ayçiçeğini de es geçmemek adına söylüyorum, Trakya toprakları ayçiçeği ekim alanlarının yüzde 51,7'sini ve üretim alanlarının da yüzde 45'ini oluşturuyor. Biz ETB olarak üretimin ve üretim kalitesinin artması adına çalışmalarımızı gayretli bir şekilde sürdürmeye devam ediyoruz.” dedi.
    Panele katılan Konya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Çevik de borsacılığın ticaretin temeli olduğunu belirterek, “Türkiye genelinde borsacılıkta serbest piyasa çerçevesinde ahilik anlayışıyla kurulmuş bir sitem işlemektedir. Ki bu sistemi, kimsenin birbirinin aldatamayacağı, Medine pazarının örnek alındığı bir sistemdir.” ifadelerini kullandı. 
    Ulusal Hububat Konseyi Başkanı Özkan Özpınar ise, tarım ve gıdanın öneminin arttığından bahsederek, “Tarım sektörü Türkiye'de her 4 kişiden 1'ini doğrudan etkileyen bir sektör. Hububat ise doğrudan 20 milyon kişiyi etkileyen bir alan. Bu alanda sektör ticaret anlamında dünya ile uyumlu olacak şekilde dizayn edilmelidir. Burada devletin ana amacı denetim ve gözetim sistemi oluşturarak üreticiyi ve tüketiciyi korumak ve üretici ve tüketici arasında denge unsuru olmak olmalıdır. Ülkemizde maalesef buğday kurak alanların ürünü olarak değerlendiriliyor. Ve günümüzde buğday ekim alanları sınır değerlere ulaştı. Buğdaya yapılan destekler arttırılmalı ve acil düzenlemeler yapılarak buğday ekim alanlarını arttırıcı politikalar oluşturulmalıdır. Ülkemizde ne yazık ki enflasyonun ana nedenin tarım ürünleri gibi gösterilmektedir. Bu duruma gümrük vergileri de dahil edilince çiftçi üretimden soğuyor. Alanında uzman olmayan kişililerin buğday ve pirinç hakkında yapmış oldukları olumsuz yorumlar da çiftçimizi üzmektedir.” şeklinde konuştu. 
    Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Tarla ve Bahçe Bitkileri Daire Başkanı Mehmet Sığırcı da artan nüfusla birlikte tarım alanlarında azalma olduğunu söyleyerek, “Ülkemizde 5 milyon hektar ekili alan azalmasına rağmen üretimde yüzde 5 artışı gerçekleştiren üretici ve çiftçi arkadaşlarımızı tebrik ediyorum.” dedi.
Panele katılan Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu ise, “Artan nüfusla birlikte insan ömrü de artıyor. Bu nedenle gıdaya olan ihtiyaç da artıyor Tarım artık dünyada coğrafi sınırları ortadan kaldırdı ve coğrafi şartların bir şey ifade etmediği ortaya çıktı. Dünyada 4 milyar hektar alan tarım yapılaşabilecek alan ancak dünyada 1,5 milyar hektar alanda tarım yapılıyor. Dünyada açlık yaşanıyor. Sorun, paylaşma ve bölüşme sorunu. Dünyada 2,1 milyar ton hububat üretimi var. 200 milyon üzerinde buğday stoku var. Yani yokluğa dayalı bir açlık söz konusu değil.” dedi.
Kemaloğlu, TMO'nun geçtiğimiz yaz gerçekleşen hasat zamanında piyasaya geç müdahale ettiği eleştirilerine ise, “Hiçbir üretici bizim yüzümüzden mağdur olmadı. Biz TMO olarak serbest piyasada 'dengenin' kendi oluşması için bekledik. Burada alıcı istediği rakam üzerinden ürününü satabildi. Sonuç olarak biz de taban fiyatını Haziran ayında açıkladık. O nedenle üreticilerin mağdur olduğunu düşünmüyoruz.” şeklinde cevap verdi. 
    Son olarak üreticilerin ürünlerini istediği fiyata satabilmesi için Lisanslı Depoculuk işlemlerini 2019 yılına kadar tamamlayacaklarını belirten Kemaloğlu, “Üretici ürününü istediği gibi saklayarak, ürünlerini istediği fiyattan satma imkanına sahip olacak.” ifadelerini kullandı. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.