banner6

“BÖBREĞİMİZİ KORUMAK İÇİN SÖZ VERMELİYİZ”

Dünya Böbrek Günü’nde açıklamalarda bulunan Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Tıp Fakültesi Nefroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Türkiye’de yaklaşık 10 milyon kişinin böbrek hastası olduğunu söyledi. Böbreğimizi korumamız gerektiğini belirten Prof. Dr. Üstündağ, bunun için yapılması gerekenleri anlattı.

“BÖBREĞİMİZİ KORUMAK İÇİN SÖZ VERMELİYİZ”

Dünya Böbrek Günü’nde açıklamalarda bulunan Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Tıp Fakültesi Nefroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Türkiye’de yaklaşık 10 milyon kişinin böbrek hastası olduğunu söyledi. Böbreğimizi korumamız gerektiğini belirten Prof. Dr. Üstündağ, bunun için yapılması gerekenleri anlattı.

Emre SEDEF
Emre SEDEF
14 Mart 2019 Perşembe 09:03
“BÖBREĞİMİZİ KORUMAK İÇİN SÖZ VERMELİYİZ”

Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Tıp Fakültesi Nefroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Dünya Böbrek Günü dolayısıyla basın toplantısı düzenledi. Türkiye'de yaklaşık 10 milyon kişinin böbrek hastası olduğunu söyleyen Prof. Dr. Üstündağ, böbreğimize söz vermemiz gerektiğini ve bu günden itibaren yaşam biçimimizi değiştirmemiz gerektiğini belirtti.

“HER 6 KİŞİDEN BİRİSİ BÖBREK HASTASI”

Türkiye’de her 6 kişiden birisinin böbrek hastası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Üstündağ, “Ne yazık ki, böbrek hastalığı gelişen hastalarda, hastalık genelde uzun sürede ve yavaş yavaş geliştiği için şikâyetler çok azdır. Gece idrara çıkma, idrar köpüklenmesi, idrar renk değişikliği, miktar değişikliği gibi şikâyetler hastalar tarafından önemsenmeyebilir. İnsanların, hatta sağlık çalışanlarının bir kısmı kandaki üre ve kreatinin değerleri normal olduğundan böbreklerin sağlıklı çalıştığını düşünürler. Oysa bu yanıştır. Üre ve kreatinin arttığında hastaların bir kısmında böbrek hastalığı ileri safhalara ulaşmış olabilir. Bu nedenlerle böbrek hastalığının teşhisi çok gecikebilir. Böbrek hastalarının çok büyük kısmı maalesef hastalıkları çok ilerlemeden tanı almazlar. Bu nedenle böbreğimizin dilinden anlamamız, böbreğimizi dinlememiz erken teşhis açısından önemlidir.” Dedi.

“TUZA HİÇ İHTİYACIMIZ YOK”

Fazla tuz tüketiminin böbrek hastalıklarının baş etkeni olduğunu belirten Prof. Dr. Üstündağ, "Tuza hiç ihtiyacımız yok. Bir bardak süt içerseniz 110 miligram tuzunuzu almış oluyorsunuz. Bir tabak ıspanak yerseniz 600 miligram tuzu almış oluyorsunuz. 100 gram kaşar peyniri yerseniz sabah bir günlük tuzu tamamen almış oluyorsunuz. Eğer fazlasını alıyorsanız, maalesef vücudunuza düşmanlık ediyorsunuz. ” Dedi.

“HASTA SAYISININ EN ÇOK ARTTIĞI SEKİZİNCİ ÜLKE TÜRKİYE”

Böbrek hastalığı artışında Türkiye’nin dünya sıralamasında 8’inci olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Üstündağ, “Uluslar arası analizlere göre 2003-2016 yılları arasında dünya genelinde son döneme ulaşmış, en ileri hastaları sayısının en çok arttığı sekizinci ülke Türkiye’dir. Ülkemizde oldukça yaygın olan Şeker hastalığı, Hipertansiyon, aşırı kilolu olma, hareketsizlik, aşırı tuz tüketimi, ilaçların gereksiz kullanımı, sigara tüketimi, erken sezaryen doğumlar ülkemizde böbrek hastalığının artmasındaki ana etkenler olarak sayılabilir.” Dedi.

“TUZU KISITLAMALIYIZ”

Böbreklerimizi korumak için yapılması gerekenlere de değinen Prof. Dr. Üstündağ, “Tuzu kısıtlamalıyız. Sağlıklı beslenmeliyiz. Hareketimizi arttırmalıyız. Kilomuzu idealde tutmalıyız. Kan basıncımızı idealde tutmalıyız. Kan şekerimizi kontrol etmeliyiz. Sigara kullanmamalıyız. Gereksiz ilaç kullanımından kaçınmalıyız. Gereksiz ilaçlı film çekiminden kaçınmalıyız. İdrar yolu enfeksiyonlarını erken tanımalı ve tedavi etmeliyiz. Ve yeteri kadar su içmeyi ihmal etmemeliyiz.” Dedi.

Barış Karapaça

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.