“İnsan, köleliğin ayırtına vardığı ölçüde özgürdür.” (Spnosa) “İnsan, aklına uygun olarak davrandığı ölçüde özgürdür.” (Leibniz) “Doğru ve iyi olanı, her zaman açık seçik bilseydim, ne türlü düşünmem, neyi seçmem gerektiğini karar vermekte güçlük çekmezdim hiç; böylece de, hiçbir zaman ilgisiz kalmadan baştan başa özgür olurdum.” (Descartes)

Küçücük bir kitaptan aldım bu öz deyişleri.

Özgürlük “Özgürlük Sorunları.”

Yazarı:Rene Maublanch.Çevirenler: Vedat Günyol –Asım Bezirci.

Henüz bitmedi. Okuyorum. Küçücük bir kitap. Boyutları öyle, içeriği zengin mi zengin. Çok değişik ve boyutlu.Az ama öz… Severim böyle kitapları. Hem insanın zamanını almaz. Hem de görüş ufkunu genişletir. Öz bilgi her zaman iyidir. Bazı kitaplar ise, uzadıkça uzar. Yüzlerce, binlerce satır okursunuz da bir öz bulamazsınız. Hem zamanınız zarar görür. Hem de sıkılırsınız. Ama, kitap kitaptır. İnsanlığı kölelikten özgürlüğe – bağımsızlığa; gerilikten çağdaşlığa taşımıştır. Orta çağ karanlığından, aydınlığın sızması, derebeylik duvarlarının yıkılması, imparatorlukların çöküşü… kitaplarladır. Yukarıda sözünü ettiğim küçücük kitap uykunuza yeni ufuklar katabiliyor.

Zihin boyutlarını zorlayıp genişlemesine yardımcı olduğu kesin.

10 Kasım… Ulu Önder Atatürk’ün ölüm yıl dönümü. Sonra … Sonra Atatürk haftası. Yakalarda, onun rozeti…gönüllerde ilkeleri. Yüzyıllara sığmayan bu örnek, elbette bir haftaya hiç sığmaz. Sonsuzdan sonsuza akan bir nehirdir o. Coşkuyla, aydınlıkla,sonsuzlukla bütünleşen bir önder. Eskimeyen, eskitilmeyen bir anıt.

Sonra sözleri…

Ana direk…

Temel taşı…

Bakın ne güzel özetlemiş. “Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir.”